Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5282 E. 2013/21633 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5282
KARAR NO : 2013/21633
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2012 gün ve 2006/875-2012/113 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı TMSF vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davalılar …, …, … ve …’e dava dilekçesinin, gerekçeli kararın ve davacı temyiz başvuru dilekçesinin ilanen tebliğ edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılacağı öngörülmüştür. Aynı Kanun’un m. 21/2 hükmüne göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” Öte yandan Tebligat Kanunu’nun 11.1.2011 Tarih ve 6099 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik m.35,II hükmüne göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” Tebligat Yönetmeliğinin m.57, II hükmüne göre ise “(2) Adresini değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, adres araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın ek-1’de yer alan (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” Ayrıca ilanen tebligat, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 48. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi ile 49. maddede belirtilen usule göre yapılır.
Yukarıda anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde mahkemece, öncelikle davalıların adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligat çıkarılması, bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde ise yukarıda açıklanan Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği uyarınca tebligatın gerçekleştirilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan bu yöntem takip edilerek davalılar …, …, … ve …’e tebligat yapılması, yasal temyiz süresi beklendikten sonra, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.