YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5409
KARAR NO : 2013/20702
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.12.2012 tarih ve 2012/242-2012/620 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafın Avusturya’da işyeri ve olağan ikametgahı olmayan davalıya 06.12.2004 tarihinde çit parmaklığı ısmarladığını, 06.12.2004 tarihli bu siparişin geçerli olması için taraflar arasında 08.12.2004 tarihinde imzalanan Müşteri Koruma Anlaşması’nın hukuken geçerli bir şekilde yapılması şart koşulduğunu, bu anlaşmanın 3. maddesinde davalı davacının müşterileri ile ne doğrudan ne de dolaylı olarak davacının onayı olmadan ilişki kuramayacağı ve sözleşmenin ihlali halinde 50.000 Euro ceza ödemesi kararlaştırıldığını, bu yükümlülüğe rağmen davalı tarafın 2008 yılında davacının onayı olmadan davacının bir müşterisi ile iş bağlantısı kurduğunu ve sözleşmeyi ihlal ettiğinden davacının aralarındaki tahkim anlaşması uyarınca Avusturya Ticaret Odası Uluslararası Hakem Mahkemesi’ne başvurduğunu, yapılan hakem yargılaması sonucunda davalının cezayı ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek, Avusturya Ticaret Odası Uluslararası Hakem Mahkemesi’nin 17.02.2012 tarihli kararının tenfizine ve tanınmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 5718 sayılı kanunda düzenlenen tanıma ve tenfiz şartlarının oluşmadığını, yine yasada ön görülen belgelerin dosyaya sunulmadığını, davalının hükmü veren mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmadığını, kararın kesinleşme şerhinin bulunmadığını, tenfizi talep edilen kararın konusu kamu düzenine aykırı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava; Avusturya Ticaret Odası Uluslararası Hakem Mahkemesi’nde görülen ve kesinleşen 50.000 Euro’luk cezai şart ve diğer giderlerin davalı tarafından ödenmesine ilişkin verilen kararın tenfizi istemine ilişkin olduğu, tenfizi istenen kararın MÖHUK’a göre tenfizinin istenebileceği ve gerekli belgelerin de dosyaya sunulduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne, Avusturya Ticaret Odası Uluslararası Hakem Mahkemesi’nin 17/01/2012 tarihli ve 30/01/2012 tarihinde kesinleşmiş kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.