YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5485
KARAR NO : 2013/20236
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2012 tarih ve 2011/450-2012/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve ihbar olunan TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL’nin altında bulunduğundan HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin TMSF’ye devirden önce Yurtbank A.Ş’nin… Şubesi’ne 13.12.1999 tarihinde 4.085,00 TL mevduatını %80 faiz ile vadeli olarak yatırdığını, 22/12/1999 tarihinde Yurtbank A.Ş. yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetimin TMSF’ye devredildiğini, müvekkilimin bankaya yatırmış olduğu mevduatın Yurtbank A.Ş. yönetimi tarafından KKTC’de paravan olarak kurulan dava dışı off shore bankasına aktarıldığını, müvekkilinin iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın Yurtbank A.Ş. yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini belirterek 4.085,00 TL mevduat alacağının paranın bankaya yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz, vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı Kanun’un 2/son maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve ihbar olunan vekili, zamanaşımı defi, hakdüşürücü süre, husumet yönünden ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zamanaşımı definin yerinde olmadığı, Yurtbank A.Ş. yönetiminin Yurt Securıty Offshore Bank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, güven kuruluşu olan bankaların banka müşterilerine yöneldikleri yatırım aracı ile ilgili risk ve avantajları konusunda doğru olarak bilgilendirmesi gerektiği, somut olayda faiz avantajlarının gerçeğe aykırı olarak anlatıldığı ayrıca mevduat sahibine paranın garanti altında olmadığı yönünde doğru bilginin verilmediği, mudiler tarafından mevduatın Off Shore Bank Ltd.’e havale edilmesi talimatı verilmesine rağmen söz konusu paranın bankanın kendi iç menfaatleri ve yöneticileri tarafından bankaca tahsis edilmemesi gereken kredilerin tahsisi amacıyla banka kurumu aracı kılınmak suretiyle kullanıldığı, davalı bankanın davacının mevduatının tamamından sorumlu olduğu, dava konusu işlemi yapan aracı davalı banka ile dava dışı offshore bankası arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.085 TL’nin 13.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi gereğince faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ING Bank A.Ş.’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurt Bank A.Ş.’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Bank A.Ş.’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ING Bank A.Ş.’ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.’ye devredilen Yurt Bank A.Ş.’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- İhbar olunan TMSF vekili her ne kadar hükmü 25.02.2013 havale tarihli dilekçesi ile temyiz etmiş ise de, davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmadığı ve aleyhine hüküm de oluşturulmadığı görülmekle hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmış, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının davalı bankaya bakiye harç yükleyen 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı ING Bank A.Ş harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 60,70 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılmasına, yine hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 3 numaralı bendinde geçen ”629,00 TL’nin” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ”610,60 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank A.Ş.’ye iadesine, ihbar olunan TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.