Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5498 E. 2013/20675 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5498
KARAR NO : 2013/20675
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/266-2012/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı şirkette beheri 1 kuruş nominal bedelli 100 payına sahip ortak olduğunu, son olarak 01/05/2007 tarihinde yapılan genel kurula şahsen katıldığını, kendisine ait hisseyi devretmemesine rağmen 2008 ve 2009 yıllarına ait 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihinde yapılan çağrısız genel kurul toplantılarına çağrılmadığından katılamadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette 100 payı olduğunun tespitine ve hükmün pay defterine yazılmasına, 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduklarının tespitine ve şirkete TMK’nın 427/4. bendi uyarınca yönetim kayyumu atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin hakim ortağı … tarafından anonim şirketin asgari ortak sayısını tamamlamak üzere davacıya sembolik olarak hisse verildiğini, hissenin inançlı işlem ile devredildiğini, davacının şirketten ayrılırken aldığı payı gerçek sahibine geri verdiğini, hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğunu bu nedenle davacının ortaklığını söz konusu hamiline yazılı hisse senetlerini ibraz ederek ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirkette 100 payı bulunduğu, dava konusu edilen çağrısız genel kurul toplantılarında TTK 370. maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği ve maddede yazılı bu iki şartın gerçekleşmeden yapılan genel kurul toplantılarının hukuken yok olup alınan kararların da yoklukla malul olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen birleşen davanın tamamen kabulü ile davacının davalı şirkette 100 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malül olduklarının tespitine, davacı vekilinin asıl dosyadaki yönetim kayyumu tayinine yönelik talebinin davalı şirketin organsız olmadığı ve kesin hükümle elde edilecek sonucun tedbir kararı ile sağlanamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı taraf vekilinin cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olmasına rağmen, davalı tarafa, davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen, reddedilen kısım yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.