YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5700
KARAR NO : 2013/19770
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2012 tarih ve 2011/205-2012/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “KOMBO” ve “ETİ KOMBO” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının “GOLD KOMBİ” ibareli marka tescil başvurusunun ilanının ardından, davacının iltibas ve kötüniyet vakıalarına dayanarak markalarının serisi gibi algılanması yüksek ihtimal dahilindeki başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduğunu, davacının itirazının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin “KOMBO” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum işlem ve kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, başvuru ile redde mesnet markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, başvunun kötüniyetli bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının “KOMBO” ibareli markalarıyla davalının “GOLD KOMBİ” ibareli başvurusu arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun kötüniyet taşımadığı, seri içerisine girdiği yönünde bir emare olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.