YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6160
KARAR NO : 2013/12347
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret (… 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 16.03.2010 gün ve 2008/212-2010/209 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.12.2012 gün ve 2010/9896-2012/21093 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin ortağı olduğunu, 30.04.2007 tarihli sözleşmeyle hissesini diğer ortak … ’ye devir ettiğini, ortaklığı döneminde kendi adına ancak şirket için iki adet bireysel ve bir adet konut kredisi kullandığını, taksitlerinin bir kısmının ödenmediğini, kalan kredi borçlarının ödenmesi için davalıya keşidecisi dava dışı firma olan 28.07.2007 tanzim tarihli 140.000 YTL bedelli çek verildiğini, çekin gününde tahsil edildiğini, çekin tahsili ile birlikte kredilerin kalan kısımlarının ödeneceğinin ve bakiyesinin müvekkili şirkete iadesinin kararlaştırıldığını, çekilen ihtara kredi borcu ve masrafların bakiyesinin 140.000 YTL’den fazla olacağı şeklinde cevap verildiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 33.595.90 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anılan sözleşmenin TTK’nın 520. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, davacının talep hakkının bulunmadığını, kaldı ki, bu sözleşmenin tarafı olmadığını, aksi düşünülse bile sözleşmenin 8. maddesi uyarınca kredilerin derhal kapatılması hususunun müvekkili ihtiyarında bulunduğunu, zira böyle bir zorunluluk olmadığından yüksek bedelli çek verildiğini, davanın müvekkili zarara uğratmak amacı güttüğünü, kredi borcu ve masraf tutarının fazla olduğunu, takas ve mahsup hakkını kullandıklarını, sebepsiz zenginleşmeye dayalı talep var ise, davacıya husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, istemin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu, uyuşmazlık konusu 30.04.2007 tarihli sözleşmenin davacı şirketin kaşesi altında iki ortaktan biri olan … ile davalı tarafından adi yazılı şekilde yapıldığı, davalının, %50 payını diğer ortağa devrine ilişkin bulunduğu, anılan sözleşmenin 8. maddesiyle davalı tarafından kendi adına şirket için kullanılan üç ayrı kredinin tamamının ödenecek şekilde 1 adet müşteri çekinin davacı tarafından davalıya ciro edildiği, kredilerin kapatılması, haciz ve ipotek gibi masrafların düşüldükten sonra bakiyesinin ayrıca davacıya iadesinin hükme bağlandığı, çekin tahsilinden sonra bakiyesinin iadesi için işbu davanın açıldığı, hisse devir sözleşmesinin TTK’nın 520. maddesine uygun yapılmadığı, geçersiz bulunduğu, çekin keşidecisinin davacı olması nedeniyle aktif dava ehliyetinin olduğu, geçersiz sözleşmeyle tarafların verdiklerini talep edebilecekleri, davalının çeki tahsil etmesine rağmen bakiyesini iade etmediği, ıslahın BK’nun 133. maddesi uyarınca kesilen zamanaşımı süresinde yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne 20.000 TL’nin dava, 13.595.90 TL’nin ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.