YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6406
KARAR NO : 2013/22625
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2012/310-2012/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkillerinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, paranın tahsili için yabancı mahkemede açılan alacak davasının kabul edildiğini ileri sürerek, Federal Almanya Cumhuriyeti Duisburg Eyalet Mahkemesi’nin 05/07/2010 tarihli ve 6 O 482/09 sayılı kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce aynı ihtilafla ilgili Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı davanın reddedildiğini ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, anılan kararın bu dava için kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının aynı ihtilafı yabancı mahkemeye taşımasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, yabancı mahkeme kararının kanuna karşı hile yolu ile elde edildiğini, kararın kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın kesin hüküm teşkil ettiği dava dosyasında, davanın taraflarının aynı olduğu ancak davacı taleplerinin farklı olduğu, her iki dosyanın yargılama usullerinin farklı olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki davanın TTK 329. ve 405. maddeleri gerekçe gösterilerek esasla ilgili inceleme yapılmadan usulden reddedildiği, davanın yazılı yargılama usulüne tabii eda davası niteliğinde alacak istemine ilişkin olduğu, mahkememizdeki davanın kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi ile ilgili basit yargılama usulüne tabi tespit davası niteliğinde olduğu, her iki dosyadaki taleplerin ve yargılama usullerinin farklı olduğu, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının işbu dava dosyası yönünden kesin hüküm niteliğinde olmadığı, tenfizi istenen mahkeme kararının taraflara usulune uygun tebliğ edilerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davanın, davacının şirket ortağı olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK’nın 329. ve 405. maddelerine dayalı olarak reddedildiği tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında ise, eylemin haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilerek hüküm tesis edildiğinin anlaşılması nedeniyle tenfize engel bir halin mevcut olmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.