YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6449
KARAR NO : 2013/22457
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/351-2012/560 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın Birleşik Arap Emirliklerinde kurulu telekomunikasyon faaliyetinde bulunan uluslararası ölçekte bir firma olduğunu, müvekkilinin ”ETİSALAT” markasının uluslararası düzeyde tescilli ve tanımış marka olduğunu, bu sebeple müvekkili adına 2007/52933 ve 2010/41282 numaralı TPE sicilinde tescilli olan Etisalat markasının Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi gereğince tanınmış marka olduğunun tespitine, ayrıca davalı adına TPE sicilinde 2002/07207 numaralı tescilli Eti Eti Eti markasının 30. sınıf mal ve hizmetleri kapsamakla birlikte davalı faaliyet alanı dışında olan 38. sınıf mal ve hizmetler bakımından da tescil ettirildiğini,davalının bu markayı sadece internet alan adı olarak kullandığını ileri sürerek davalı adına TPE sicilinde 2002/07207 numaralı tescilli Eti Eti Eti markasının 556 KHK’nın 42. maddesinin c bendi uyarınca kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne,resmi marka sicilinden davalı adına olan tescilin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tanınmışlık davasında taraf olamayacaklarını, Etisalat markasının Türkiye’de bilinmediğini, bir çok ülkede tescilli dahi olmadığını, bu nedenle tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini, hükümsüzlüğü istenen 2007/07207 nolu marka açısından 5 yıllık sürenin dolmadığı gibi davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, ayrıca söz konusu markanın tescil edildiği bütün emtia ve sınıflarda kullanıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markasının genel tanınmışlık düzeyinin belirlenmesi amacıyla belirli olan markanın tescilinin ve kullanımının süresi, markanın tescilinin ve kullanımının yayıldığı coğrafi alan ve kapsam, markanın üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin piyasadaki yaygınlığı, pazar payı, yıllık satış miktarı, markaya ilişkin promosyon çalışmalarının yoğunluğu ve özellikleri, markanın tanınmışlığını gösteren mahkeme kararı ve bu markanın korunması yolunda gösterilen çabalar, markanın tanınmışlığı ile ilgili kamuoyu araştırmaları, markayı taşıyan ürüne veya marka sahibi firmaya ilişkin olarak alınmış belgeler, ödüller, kalite belgeleri gibi tanınmışlık kıstaslarının yerine getirildiğine dair dosya kapsamına yeterli ölçüde davacı tarafça belge ve doküman ibraz edilmediği, davacı firmanın Birleşik Arap Emirliklerinde faaliyet gösteren bir firma olduğu nazara alınarak ülkemizde yukarıda açıklanan kıstasların yerine getirilmediği gerekçesiyle davacı yanın tanınmış marka olduğuna yönelik talebinin reddine, Eti Eti Eti markasının hükümsüzlük talebi hakkında ise söz konusu markanın 38. sınıf hizmetler yönünden kullanıldığında ilişkin davalı tarafça yeterli delil dosyaya ibraz edilemediği, Etietieti.com.tr adlı internet sitesini kullandığını gösteren yazı delil olarak sunulmuş ise de tek başına bunun kullanma olgusunu ispatlayamayacağı gerekçesiyle davacının hükümsüzlük talebinin kabulüne TPE sicilinde 2002/07207 numarası ile tescilli ”ETİ ETİ ETİ” markasının 38. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen de davacı markasının tanınmış marka olduğunun tepitine ilişkin talebinin böyle bir davada incelenmesine mümkün bulunmamasına, bunun için davacının dava dışı TPE’ye başvurup bu şekilde tanınmışlığın tesbitini istemesi gerekmesine,bu itibarla mahkemece bu talep yönünden uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru değil ise de bu husustaki davanın reddine ilişkin karar sonuç itibariyle doğru bulunduğundan kararın HUMK 438/son maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan değişik gerekçeyle ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.