YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6500
KARAR NO : 2013/20683
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2011/607-2012/1235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan bireysel ve rehinli hesabında 08.07.2003 tarihinde 7.500 TL bulunduğunu, müvekkilinin bugüne kadar hesaptan para çekmediğini, banka tarafından mevduatın akıbetine dair ikna edici bir açıklamanın da yapılmadığını, ihtarnameye rağmen müvekkiline her hangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek 7.500 TL ana para ile 08.08.2003 tarihinden itibaren işleyen ticari faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın davacı taraf ile 22.09.2003 tarihinde yaptığı rehin sözleşmesi uyarınca davaya konu mevduatın müvekkili bankaya rehnedilmiş olduğunu, davacı tarafa müvekkili banka tarafından verilen çeklerden 18 adet çekin karşılıksız olması nedeni ile müvekkili bankanın yasal olarak ödemekle yükümlü bulunduğu her çek yaprağı için 310 TL bedel karşılığı 5.580 TL’yi rehinli mevduattan mahsup ettiğini, şu anda işlem görmeyen 4 adet çek nedeni ile devam etmekte olan riskin 2.180 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında tanzim edilen 22.09.2003 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde çek hesabında ve dava konusu hesaptaki yatırılan paranın davalı bankaca kaldırılmadığı sürece hiç bir tasarruf yetkisinin bulunulmadığının, yine aynı sözleşmenin 2. maddesinin 2. fıkrasında da sözleşme kaldırılmadığı sürece hesaptaki paranın rehin sözleşmesi gereğince hesapta kalacağının açıkça belirtildiği, buna göre sözleşmedeki açık hüküm gereği söz konusu hesaptaki para üzerinde bankanın tasarruf hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 4,30 TL harcın temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.