Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6566 E. 2013/20686 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6566
KARAR NO : 2013/20686
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.03.2013 tarih ve 2012/137-2013/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 08/06/2010 tarihinde 2010/2 sayı ile aldığı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde bulunduğunu ileri sürerek ilgili kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında görülen dava dosyasının 13/11/2012 tarihli oturumunda, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 08/06/2010 tarihinde 2010/2 sayı ile aldığı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde bulunduğunun tespitine ilişkin olup, mahkemece 14/09/2012 tarihli ara karar ile, TTK’nın 448/3. maddesi uyarınca şirketin muhtemel zararlarına karşılık 15.000 TL teminatın davacı tarafından 1 aylık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına, yatırılmadığı takdirde davanın takipsiz bırakılmış sayılacağının ihtarına karar verilmiş, 13/11/2012 tarihli duruşmada, teminat yatırılmasına ilişkin ara karar yerine getirilmediğinden HMK’nın 150. maddesi uyarınca davacının davasını takipten vazgeçmiş sayıldığına karar verilmiş ve 05/03/2013 tarihinde de işlemden kaldırılan dosyanın üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
TTK’nın 448/3. maddesinde, bu davalarda mahkemenin, şirketin istemi üzerine şirketin muhtemel zararlarına karşılık davacıların teminat göstermesine karar verebileceği düzenlenmiş, teminatın nitelik ve miktarının mahkemece belirleneceği de hüküm altına alınmıştır. TTK’nın bu hükmünde teminatın nitelik ve miktarının tayininde hakime takdir yetkisi tanımış, ancak teminat yatırılmasına dair kararın yerine getirilmemesinin sonuçlarından bahsedilmemiştir.
6100 sayılı HMK’nın 88/1. maddesinde, hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, davanın usulden reddedileceği, 114. maddesinde de teminat gösterilmesine ilişkin ara kararın dava şartı olduğu ve 115/2. maddesinde de dava şartı bulunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, kanun koyucunun teminat yatırılmasına dair kararı dava şartı olarak öngörmesine ve yatırılmaması halinde de davanın usulden ret edileceğini belirlemiş olmasına göre, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.