Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7315 E. 2013/9964 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7315
KARAR NO : 2013/9964
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2004 tarih ve 2002/360-2004/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı … A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin …. … Şubesi’ne 35.000 USD vadeli mevduat hesabı açtığını ve müvekkiline hesap cüzdanı verildiğini, banka görevlilerinin müvekkilini off shore hesabına yönlendirdiğini ancak müvekkilinin off shore müşterisi değil …. müşterisi olduğunu ve Kıbrıs’ta bulunan off shore bankasına herhangi bir havale işlemi yapılmadığını ileri sürerek, 23.520 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı … Ltd. Şti. hakkında açmış olduğu davasını atiye terk ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının öncelikle off shore bankası hakkında dava açması gerektiği ancak davacı vekilince bu davalı hakkındaki davanın takip edilmediği ve bu haliyle diğer davalılar hakkında açılan davanın erken açılmış bir dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı …Ltd. Şti. hakkında açılan davanın atiye terk edilmesi sebebiyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı … A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davalı … A.Ş.’nin külli halefi olduğu …. … Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak … Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı …Ltd. Şti. hakkında açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra … 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ….’nin ve diğer davalı …’in yöneticisi olan davalı … hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı … ve ….’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, …. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların …Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı … tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ….’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını …Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı …’in ve gerekse yönetici konumunda olan diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.