Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/739 E. 2013/17682 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/739
KARAR NO : 2013/17682
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Baykurt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.10.2012 tarih ve 2009/152-2012/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’ın 21/11/2006 tarihinde 15.000 TL bedelli kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, davalı …’ın almış olduğu kredi borcunu ödemediğini ileri sürerek 17.520,34 TL alacağının hak ediş tarihi olan 31/07/2008 tarihinden itibaren sözleşmeye göre %22,75 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına çekilen kredinin banka çalışanı tarafından alındığını ve müvekkilinin bu krediyi kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının kullandığı krediyi geri ödemediği gerekçesiyle 17.472,65 TL’nin temerrütün oluştuğu tarih olan 02/08/2008 tarihinden itibaren yıllık %22,50 temerrüt faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava konusu kredinin de içinde bulunduğu birçok kredide yapılan usulsüzlükler için dava dışı banka çalışanı … hakkında kamu davası açılmış olup, bu davada davacı banka da müşteki olarak yer almaktadır. Halen derdest olduğu anlaşılan kamu davası sonucunda kurulacak hüküm, maddi vakıanın tespiti açısından hukuk hakimini bağlayacaktır. Bu itibarla ceza mahkemesindeki yargılamanın akıbetinin araştırılması ve gerekirse bekletici mesele yapılması gerekir.
Öte yandan, davalının, temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan raporlardan, psikotik bozukluk tanısı ile özürlü olduğu da anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu raporlara göre davalının kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte, dava konusu hukuki işlemin sonuçlarını algılayıp algılayamayacağına yönelik ihtisas raporu alınıp, davalı rahatsızlığının kendisine vasi atanmasını gerektirip gerektirmediği üzerinde de durularak neticesine göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.