YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7617
KARAR NO : 2013/10370
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.01.2013 tarih ve 2013/478 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, 14/01/2013 tarihli talebi ile iki ortaklı şirket yönetiminin ihtilaflı hale geldiğini, şirket müdürü …’un sahtecilik yoluyla alınan tüm kararlardan sorumlu bulunduğunu, kişisel menfaat temin ettiğini ileri sürerek müdürün münferid imza yetkisinin kaldırılmasını, şirket yönetimine kayyım tayinini ve şirketin taşınmazları ile 3. kişilerdeki alacakları üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir.
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili de davacının 6102 sayılı TTK’nın 636. maddesi uyarınca açtığı fesih ve tasfiyeye yönelik davada, dava dilekçesinde yazılı hadiseler nedeniyle şirketin mal varlıklarına tedbir konulmasını talep ettiğini, mahkemenin 18/1/2013 tarihli kararı ile davalı şirket adına kayıtlı tüm araçların dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verdiğini ancak müvekkilinin hem araç kiralaması yaptığını hem de araç satışı yaptığını, tedbirin devamı halinde şirketin bu işlemleri yapamayacağını, tedbirin şirketin mahvına neden olacağını ileri sürerek verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, iki ortaklı davalı şirketteki davacı payının 19.000 TL olduğu, ortaklar kurulu kararlarının yokluğuna veya iptaline karar verilmediği sürece geçerli olduğu, davacıya müdürlük yetkisi verilmesinin ve çift imza şartının konulmasının ortaklar kurulu kararı ile olabileceği, şirket işlerinin denetiminin kayyıma verilmesinin işleri aksatacağı gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin kayyım atanmasına ve şirket hesaplarına tedbir konulmasına ilişkin taleplerinin reddine, ayrıca 31/01/2013 tarihli kararı ile de davalı şirketin araç kiralama ve satışı işi ile iştigal ettiği, şirket üzerine kayıtlı araçlara tedbir konulmasının şirketin sağlıklı işlemesini zora sokacağı gerekçesi ile HMK’nın 395. maddesi uyarınca 20.000 TL teminat alınmak suretiyle araçlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararları, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.