Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7857 E. 2013/21737 K. 29.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7857
KARAR NO : 2013/21737
KARAR TARİHİ : 29.11.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/525-2012/2002 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …olduğunu bildiren bir kişiden ticari ilişki sebebiyle 28/12/2002 tarihli 2.800 TL bedelli bir çek aldığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine yasal yollara başvurduklarını, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nce…’un karşılıksız çek suçundan dolayı yapılan yargılaması sonucu bu kişinin çek ve çekin verildiği hesapla bir ilgisinin olmaması sebebiyle beraatine karar verildiğini, davalı bankanın 3167 sayılı kanunun 2. maddesi uyarınca araştırma yükümünü yerine getirmeyerek davacının zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek, 2.800 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zaman aşımına uğradığını, bankanın çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken resmi kurumlardan alınan belgelere itimat ettiğini, yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının öncelikle çek borçlusuna başvurmasının gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 21/03/2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davalı bankanın çek hesabı açarken basiretli ve özenli davranmakla yükümlü olduğu ancak bu yükümlülüğü tam olarak yerine getirmediği, sahte belgelerle çek hesabı açılması işleminin sonucuna kusursuz sorumluluk ilkesine göre katlanmakla yükümlü olduğu, davacının ise dava konusu olayda akdi ilişkiye girdiği kişiyi iyi seçemediği için müterafik kusurlu olduğu, bu kusurun teknik olarak tespitinin mümkün olmadığı, olayın oluş şekli, tarafların konumları ve dosya kapsamına göre kusurun tespit edilmesinin gerektiği, bu kapsamda davalının %78 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü 2.200 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece davalının kusurunun %78 oranında olduğunun kabulü ile sonuca gidilmişse de dosya içinde örneği bulunan ve dava konusu ile sebebi aynı olan bir başka uyuşmazlıkta, davalıya atfedilen kusur oranının %75 oranında belirlendiği ve hükmün onanarak kesinleştiği dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan davalının kusur oranının %78 oranında olduğu kabul edilerek, talebin bu miktar üzerinden kabulüne karar verildiği halde, hükmedilen alacağın hatalı hesap ile fazla belirlenmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.