YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8404
KARAR NO : 2013/12416
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2013 tarih ve 2013/11-2013/11 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlular tarafından 30.12.2012 vade, 09.10.2012 düzenleme tarihli 140.000,00 TL bedelli senedin müvekkiline verildiğini, ancak vadesinde ödenmediğini, alacağın rehinle temin edilmemiş olduğunu, borçluların mal kaçırma şüphesi içerisinde bulunduklarını ileri sürerek, 140.000,00 TL karşılığında borçluların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talebin İİK 257 ve devamı maddeleri gereğince kabulü ile borçluların 140.000,00 TL’lik borcuna ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, işbu karara dayanak bononun bono vasfı taşımadığı ve müvekkillerinin ikametgahlarının … veya … olması sebebiyle mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürülerek, karşı taraf-borçlu vekili tarafından itiraz edilmiş, itiraz üzerine mahkemece, senedin bono vasfı taşıması sebebiyle, senedin vasfına ilişkin itirazın yerinde olmadığı ve ancak 6762 sayılı TTK 689/3. maddesi uyarınca sarahat bulunmadığı takdirde senedin tanzim edildiği yerin ödeme yeri olarak kabul edileceği, söz konusu bonodan ödeme yerinin … olduğu, özel hükümle ödeme yeri belli olduğundan genel ve aynı zamanda yedek hüküm mahiyetindeki 818 sayılı BK’nın 73. maddesindeki yetki kuralının geçerliliğini kaybedeceği gerekçesiyle, 10.01.2013 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, alacaklı tarafından yapılan ihtiyati haciz talebinin yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren süresinde başvurui yapılması halinde dosyanın … Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz iseteyen-alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İİK’nın 263/III maddesine göre, “Mahkeme gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.” Bu hüküm uyarınca, yetki itirazının yerinde görülmesi halinde ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilir. Bu nedenle mahkemece, ihtiyati haczin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken hükmün 2’nci bendinin son kısmında” ..kararın kesinleşmesinden itibaren süresinde başvuru yapılması halinde dosyanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine” karar verilmesi doğru değil ise de; kanunun yanlış uygulanmasından doğan bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 hükmü uyarınca bu ifadenin kaldırılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hüküm fıkrasının 2’nci bendinin son kısmında” ..kararın kesinleşmesinden itibaren süresinde başvuru yapılması halinde dosyanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine” ifadesinin kaldırılarak kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
01.07.2013 – S/Ö