Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8738 E. 2013/12810 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8738
KARAR NO : 2013/12810
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ : 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2013 tarih ve 2011/153-2013/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 1998/15410 sayılı “PHARD” markasını davalının ciddi kullanımının bulunmadığını ileri sürerek, 556 Sayılı KHK’nun 14. maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yurtdışı menşeli olduğunu, sicilde kayıtlı marka vekilinin Ankara’da bulunması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın esasına ilişkin olarak ise dava konusu markayı ciddi bir şekilde kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin TPE’de kayıtlı marka vekilinin işyeri adresinin Ankara olduğu gerekçesiyle, 556 Sayılı KHK’nın 63/3-2 maddesi uyarınca dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazıların dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 Sayılı HMK’nun 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder“ hükmünü haiz olup, mahkemece anılan kanun maddesine aykırı olarak davacı aleyhine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 3 fıkrasının çıkartılarak, yerine “Vekalet ücretinin görevli mahkemece dikkate alınmasına” ibaresi yazılarak kararın bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.