Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8838 E. 2013/22401 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8838
KARAR NO : 2013/22401
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 tarih ve 2012/321-2012/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu ve müvekkilinin faturaya dayalı alacağını davalıdan tahsil edemediğini, tahsil amacıyla başlatılan icra takibine ise davalı tarafça itiraz edildiğini, itiraz tarihinden sonra icra takibine konu borç için davalının ödeme yaptığını, böyle bir davranışın borcu ikrar anlamına geldiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve ilk takip tıutarı üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki borç ilişkisinden kaynaklanan borç bakiyesinin davacının talep ettiği miktarda olmadığını, döviz cinsinden alacak talebinin yerinde bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde davalı borçlunun 1.762 USD asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi ile takibin devamına, takip talebinde belirtilen asıl alacağın 2.614 USD’nin %40 oranında 1,045 USD icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek, 2.164 USD’nin %40’ı oranında 1,045 USD icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Oysa ki uygulamada icra -inkar tazminatı olarak nitelendirilen bu tazminat türü İİK’nın 67, 68, 68/a, 69, 72, 169/a ve 170. maddelerinde yer almış olup,bu tazminatın amacı bir yönden borçluları dayanaksız bir şekilde icra takibine itiraz etmekten men etmek, diğer yandan ise itiraz yahut ihtiyati tedbir alınmak suretiyle durdurulan icra takibi nedeniyle alacağına zamanında kavuşamayan alacaklının bu sebpten kaynaklanan zararının ayrı bir davaya gerek olmaksızın giderilmesini sağlamaktır. İnkar tazminatının bu özellikleri ve İİK’nın 58. maddesinin açık hükmü karşısında Dairemizin devamlılık arz eden uygulamasında, alacak yabancı para olsa bile icra takibine yapılan itirazın haksız olması halinde inkar tazminatının yabancı para olarak değil, Türk parası olarak karara bağlanmasının gerekliliği karşısında, yabancı para olarak icra-inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Diğer yandan, mahkemece yabancı para cinsinden tazminata hükmedilmiş olmasına rağmen yabancı para üzerinden hükmedilen miktara, TL cinsinden hükmedilen alacaklara yürütülmesi mümkün olan avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Oysa ki 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Yabancı para borcunda faiz” başlığını taşıyan 4/a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan TL üzerinden olan alacaklara uygulanması mümkün bulunan avans faiz oranının yabancı para cinsinden hükmedilen miktarlara uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.