Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/9151 E. 2013/22403 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9151
KARAR NO : 2013/22403
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2010/152-2012/760 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı firmada diğer davalı ile birlikte ortak iken kendi hissesini … 8. Noterliği’nden tanzimli 22.10.2009 tarih ve 14094 sayılı ve yine aynı noterlikten aynı tarihli 14093 sayılı limited şirket hisse devir senetleri ile davalı … ve eşi …’a sattığını, tarafların çok iyi başladıkları ortaklıkta ciddi başarılar gösterdiğini, işlerin çok iyi olduğu dönemde davacının beklemediği bir anda ortaklığın bitirildiğini, ayrılma aşamasında davacının davalı firma ve diğer davalıdan ortak olunan dönemle ilgili alacaklarının olduğunu, davacının firma ortağı iken Axess kartı ve Garanti Bankası’ndan harcamalar yaptığını bu alacaklar ile ilgili şirket tarafından davacıya 35.450,09 TL, Garanti Bankası’ndan yaptığı harcamalar için 79.563,08 TL ödeme yapıldığını ancak davacının harcamalarının daha fazla olduğunu, davalılardan hangisinden ne kadar alacaklı olunduğunun kredi kartı ve banka kayıtları geldikten sonra yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak belirlenecek alacağının davalılardan faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkilinin 2007 yılında ortak firma kurduklarını davalının ortak oldukları firmanın operasyon işlerine bakarken davacı firmanın tüm hesap işlerine tek başına baktığını, davacının şirketin mali işleri ile ilgili yeterli bilgi vermemesi üzerine taraflar arasında güvenin sarsıldığını ve tarafların karşılıklı olarak ortaklıklarını sona erdirdiklerini, davacı şirket hisselerini borçla birlikte davalıya ve davalının annesine devrettiğini ortaklıktan ayrıldığını ne davalı şirketin de davalının kendi şahsının da davacıya bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın alacak davası olduğu, davacının davalı firmada diğer davalı ile birlikte ortak iken kendi hissesini … 8. Noterliği’nden tanzimli 22.10.2009 tarih ve 14094 sayılı ve yine aynı noterlikten aynı tarihli 14093 sayılı limitet şirket hisse devir senetleri ile davalı … ve eşi …’a sattığı, taraflar arasındaki anlaşmazlık sonrası ortaklığın bitirildiği, ayrılma aşamasında davacının davalı firma ve diğer davalıdan ortak olunan dönemle ilgili alacaklarının olduğu, davacının firma ortağı iken Axess kartı ve Garanti Bankası’ndan harcamalar yaptığı, bu alacaklar ile ilgili şirket tarafından davacıya 35.450,09 TL, Garanti Bankası’ndan yaptığı harcamalar için 79.563,08 TL ödeme yapıldığı ancak davacının harcamalarının daha fazla olduğundan bahisle alacağın tahsili yönünden bu davanın açıldığı, davacının davalılardan alacaklı olmadığı, davalı şirketin banka hesaplarından 195.320,00 TL ve 8.640,00 TL USD para çektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait kredi kartları kullanılarak davalı şirket adına yapılan harcama ve davalıya ödünç verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı tarafça iddiaları karşılar mahiyette olmadığı ve uyuşmazlık kapsamı dışında kalan hususlara açıklama getirildiğinden bahisle itiraz edilmiş; itiraz üzerine alınan ek raporda da, davacı vekilinin dava dilekçesinde iddia ettiği ve bu doğrultuda kök rapora itiraz dilekçesinde yer verdiği hususlara ilişkin herhangi bir açıklama getirilmemiş, gerekçeli kararda da iddianın hangi gerekçe ile ve ne şekilde yerinde görülmediği de değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, davacının davalı şirketten olan alacak iddiası bakımından, iddiasını dayandırdığı kredi kartı harcamalarına ait dönem ekstreleri de getirtilmek, davalı …’den olan alacak iddiası yönünden de dayandığı tüm deliller toplanarak alanında uzman bir bilirkişiden rapor alındıktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.