YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/92
KARAR NO : 2013/17255
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gölbaşı(Adıyaman) Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2012 tarih ve 2011/20-2012/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalıya ait ev eşyalarının İstanbul’dan Gölbaşı’na getirilmesi nedeniyle düzenlenen 3.030.00 TL bedelli faturanın teslim alınmaması ve taşıma bedelinin ödenmemesi üzerine, anılan miktarın tahsili için davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davacı şirket ile aralarında taşıma sözleşmesinin düzenlenmediğini, dava dışı Tuzcuoğlu Nakliyat firmasınca İstanbul’a getirilen eşyalarının yine aynı şirket tarafından İstanbul’dan Gölbaşı’na taşındığını, 3.800.00 € taşıma bedelinin 200.00 € dışında anılan firmaya müvekkilince elden ödendiğini, bakiyesinin eşyaların evine taşınmaması nedeniyle verilmediğini, taşıma irsaliyesini, dava dışı şirket tarafından imzalattırıldığı düşüncesiyle imzaladığını belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça delil olarak dayanılan faturanın kapalı fatura olduğu ve bedeli tahsil edildiği anlamına gelen kapalı faturanın tahsil edilmemiş olduğuna ilişkin aynı kuvvette bir delilin davacı tarafından sunulmadığı, davacı fatura bedelini ikinci defa tahsile kalkıştığından kötüniyetli olduğu ve alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine, faturada bulunan asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafından ibraz edilen faturanın kapalı fatura olduğu ve bu durumun da o fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil edeceği kabul edilmiştir.
Davalı tarafça, taşıma sözleşmesinin dava dışı şirket ile yapıldığı ve taşıma ücretinin kısmen bu şirkete ödendiğini savunulmuş ise de, dosyada mevcut irsaliye örneğinin incelenmesinde, davacı şirket tarafından dava konusu taşınan malların davalıya teslim edildiği ve anılan irsaliyedeki imzanın da davalı tarafça inkar edilmediği görülmekle, taşımanın davacı tarafından yapıldığının kabulü gereklidir.
Ticari işlerde kapalı fatura düzenlenmesi fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil etmekle birlikte, dava konusu faturada davacı şirket kaşesinin faturanın aşağı bölümünde basılmış olmasına rağmen, kaşe üzerinde imzanın bulunmaması ve imzanın faturanın üst tarafında olması nedeniyle, bu fatura kapalı fatura olarak kabul edilemez. Bu nedenle, dosyada mevcut anılan faturanın, taşıma ücretinin ödendiğine karine teşkil ettiğinin kabulüne imkan bulunmamaktadır. Ayrıca, davalı tarafından davacıya ödeme yapılmadığının kabul edildiği de gözetildiğinde davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü kararın davacı taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.