YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9209
KARAR NO : 2013/22652
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2013 tarih ve 2011/470-2013/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket adına, şirketin münferit imza yetkilisi olan … arasında imzalanan protokol uyarınca davalı şirketin tüm hisselerinin müvekkiline satılması konusunda anlaştıklarını, davalı şirketin de şirketin devri hususunda hiçbir itirazının bulunmadığını ve protokolü kabul ettiğini, ancak davalı tarafın protokol edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazanç kaybından kaynaklanan şimdilik 50.000 TL tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, müvekkilinin dava konusu protokolün tarafı olmadığını, protokolün müvekkili yönünden bir bağlayıcılığının bulunmadığını,bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, şirketin devri konusunda alınmış bir genel kurul kararı da bulunmadığını, borcun yerine getirilmesinde imkansızlık olup, geçerli bir borcun söz konusu olmadığını, protokolde belirtilen geciktirici şartın da gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, protokolün taraflar açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, objektif imkansızlık dolayısıyla borcun geçerli olmadığını, şirketin devri konusunda alınmış bir karar bulunmadığını, asıl borcun muaccel olmadığını, müvekkilinin fesih bildiriminin bulunmadığını, geciktirici şartın da gerçekleşmediğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı …Ş.’nin sözleşmede yer almayıp, şirketin yetkili organları tarafından sözleşmenin imzalanmadığı, davalı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığı, sadece sözleşmenin konusunu oluşturduğu, bu itibarla ayrı bir tüzel kişiliği olan davalı şirkete, sözleşmenin konusunu oluştursa dahi bu sözleşmeden dolayı herhangi bir yükümlülük yüklenemeyeceği,
bu itibarla sözleşmede taraf sıfatı bulunmayan ve ayrı bir tüzel kişiliği olan davalı şirketin bu sözleşmenin ifa edilmemesinden sorumluluğunun ve davalı şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı …Ş. hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalı … yönünden ise dosyanın tefrikine ve ayrı bir esas üzerinden yargılamaya devam edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.