YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9746
KARAR NO : 2013/22676
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ : 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/09/2012 tarih ve 2008/96-2012/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Mudo” marka ve ilgili şekil, logonun, müvekkili adına TPE nezdinde 1974 yılından bu yan tescilli olduğunu, söz konusu markanın tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalının Mudo markasını, seyahat acentesi olarak kullandığı işyerinde, işyeri unvanı olarak Mudo Travel adı ile kullandığını ve tabela, kart adres, broşür ve faturalarında Mudo Travel ismini bulundurduğunu, markanın yazılış biçimi ve harfleri de tamamen müvekkilinin tescilli “MUDO” ve “MUDO CONCEPT” markalarının yazılış biçiminde olduğunu, normal tüketicinin söz konusu broşür ve tabelaları gördüğünde, Mudo’ya bağlı bir seyahat acentesi olduğunu düşünebileceğini ve davalının bu yolla ayrıca haksız rekabet elde etmeye çalıştığını iddia ederek, davalının haksız kullanımına son verilmesini ve tüm resmi kayıtlardaki ve tabelalardaki Mudo isminin terkinini ve kullandığı matbuat, nesnelerin toplatılarak imhasını, 10.000,00 TL manevi ve fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00 TL. maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin herhangi bir marka veya unvanı kullanmadığını, müvekkilinin kartvizitlerinde kullandığı “MİCEMUDO TRAVEL” unvanının çalıştığı şirkete ait olduğunu, davacı tarafın müvekkiline dava açma ehliyeti ve sıfatı bulunmadığını, zira taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın husumetten reddini talep etmiştir.
Davaya dahil edilen Canlar Limited Şirketine dahili dava dilekçesi Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş, dahili davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının Mice Mudo Travel ibaresini kartvizitlerde kullandığı, işyerinin tanıtımı için kullandığı tabelada da MudoTravel ibaresi yazılmak ve özellikle Mudo kelimesinin farklı renklendirerek ön plana çıkartılmak suretiyle davacının TPE nezdinde tanınmış marka statüsündeki Mudo ibareli marka ile tüketiciler nezdinde karıştırılmasına ve dolayısıyla iltibasa yol açar şekilde kullandığı, davacının tescilli Mudo ve mudo consept… ibareli markalarına tecavüzde bulunulduğu, bu fiilin 556 sayılı KHK’nın 61 ve 9. maddelerine aykırılığın yanında TTK 57/5 maddesinde ifadesini bulan haksız rekabet fiilini de gerçekleştirdiği gerekçesiyle davalı … yönünden davanın husumetten reddine, dahili davalı … Otomobil San.ve Tic.Ltd.Şti. yönünden davanın kabulü ile, davalının davacının tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref’ine, davalı yanın tabelasındaki mudo ibaresinin silinmesine, mümkün değil ise kaldırılmasına, ayrıca bu ibareyi kullandığı başkaca levha veya yazılı evrak ve tanıtım materyali bulunduğu takdirde toplatılarak imhasına, 2.000,00 TL. maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı dahili davalı … Ltd. vekili temyiz etmiştir.
1- Davada dahili davalı olarak nitelendirilen ve kararı temyiz eden Canlar Limited şirketine yapılan gerek dahili dava dilekçesine ilişkin ve gerekse de karar tebliğine ilişkin tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Zira, anılan şirket “Abide-i Hürriyet Cad. Şişli-İstanbul” olan adresini “Mimar Sinan Mahallesi Üsküdar- İstanbul” olarak değiştirmiş ve bu adres değişikliği 22.02.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiştir. Hal böyle iken Canlar Limited Şirketinin davaya dahiliyeti konulu 06.05.2009 tarihli dilekçesi 14.05.2009 tarihinde şirketin eski adresine tebliğ edilmiş ve akabinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmaya çalışılmıştır. Gerekçeli kararın tebliği de aynı usulde ve şekilde eski adres dikkate alınarak yapılmıştır. Bu sebeple Canlar Limited Şirketine yapılan tebligatların geçerli olduğundan bahsedilemez. Bu itibarla, mümeyyiz şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü ıttıla tarihi esas alındığında temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesine geçilmesi gerekmiştir.
Dava, davacının tescilli markasına davalının tecavüzünün önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile 556 sayılı KHK’nın 66/b maddesi uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı … bakımından davanın husumetten reddine, diğer davalı … Limited Şirketi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, 18.05.2008 tarihli dilekçesi ile davayı …’ye karşı açmıştır. Yargılama devam ederken davacı vekili, 24.04.2009 tarihli celsede tesis edilen ara karar uyarınca 06.05.2009 tarihli dilekçesiyle Canlar İşletmecilik Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin dahili davalı olarak davaya dahil edilmesini istemiştir. Ancak, gerek yürürlükten kalkan 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da “dahili davalı” adında bir kurum düzenlenmemiş, mevcut davaya başkasının ithaline imkan tanınmamıştır. Bu durum karşısında, davacı vekiline Canlar Limited Şirketi hakkında dava açması için önel verilmesi, usulüne uygun şekilde dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davada usulünce taraf olmayan mümeyyiz şirket hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre dahili davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda 1 nolu bentlerde açıklanan sebeplerle dahili davalı … Ltd Şirketi yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle dahili davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.