YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10098
KARAR NO : 2015/3417
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 tarih ve 2007/277-2013/370 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada ve birleşen ((İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.) davalarda davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davalarda davacı asil …, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili Av….ve asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin 5 ortağından birisinin müvekkili olduğunu, 04/06/2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında düzenlenen gerçek dışı hazirun cetveli ile baba oğul hissedarların % 48 olan hisse oranlarının % 56’ya çıkarılarak şirket yönetimine el konulduğunu, bu genel kurul toplantısında alınan kararların ve bu kararlara dayanılarak pay defterine yapılan kayıtların iptali için dava açıldığını, kesinleşen karara göre, genel kurul kararlarının iptaline, davacının davalı şirkette ayrı ayrı 26 paya sahip olduklarının tespitine karar verildiğini, davalı şirketin 30/07/2004 tarihli olağanüstü genel kurulunda sermaye payının yükseltildiğini, bu genel kurul kararlarının iptali için dava açıldığını, davalı şirketin
03/08/2006 tarihli ihtarnamesi ile şirket sermayesinin 10.000 TL’den 100.000TL’ye yükseltilmesi nedeniyle, müvekkili tarafından taahhüt edilen 23.400 TL sermayeden 30/10/2005 tarihine kadar ödenmeyen 4.000 TL’lik, sermaye borcunun ödenmesinin iptal edildiğini, müvekkillerinin şirketin organsız kalması nedeniyle ihtarnameyi gönderenin temsil ve yetkili olmaması üzerine işlem yapamadığını, 30/07/2004 tarihli genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 100.000 TL’den 500.000 TL’ye yükseltildiğini, eski sermayenin tamamı ödenmeden sermaye artırımına gidilemeyeceğini, davalı şirketin 01/01/2004 tarihli açılış bilançosuna göre ortakların sermaye taahhütlerini ödediklerini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkete sermaye taahhüdünden dolayı borçlu olmadığının tespitine, elinden alınan 4.000 TL nominal değerdeki 40 adet hissesinin iadesine, hisselerin müvekkili adına pay defterine işlenmesine, 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/107 E.) davada davacı vekili, asıl davadaki gerekçelerle 40 payın davalı adınatescil edildiğini iddia ederek, davaya konu 40 adet hissesinin iadesine ve hisselerin pay defterine işlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen (İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/98 E.)davada davacı vekili, asıl davadaki gerekçelerle şirketin sermayesinin 20/03/2010 tarihinde artırıldığını, şirket sermayesinin 1000 hisseye bölünmüş iken 620.000 TL olan sermaye tutarına göre 6200 adet hissenin 248 adedinin müvekkiline ait olduğunu iddia ederek, bedelsiz sermaye artırımı kararıyla oluşan yeni hisse ve sermaye oranları sonucunda 208 adet hissenin davacıya iadesine karar verilmesi talep etmiştir.
Birleşen (İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/20 E.) davada, davacı vekili, asıl davadaki gerekçelerle davalı şirketin 20/03/2010 tarihli genel kurulda bedelsiz sermaye artırımı kararı ile oluşan yeni hisse ve sermaye oranına göre 208 adet hissenin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, asıl ve birleşen davada davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, birleşen davada davanın reddini istemiş, karşı davasında ise 31/12/2002 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince davacı adına davalı şirkete ödenen 4.000-TL sermaye ödemesinin, ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketin % 26 paya sahip ortağı olduğu, davalı şirketin yönetim kurulunun davacının %4 paya karşılık 40 adet hissesinden ıskat kararının, mahkeme kanalıyla seçiminin iptaline karar verilen yönetim kurulunca alındığı, alınan ıskat kararının geçersiz olduğu, davacının 40 adet hisse karşılığı, 4.000 TL tutarlı hissesini davalı …’a devrine ilişkin 31/12/2002 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptal edildiği, davacının 40 adet paya karşılık 4.000 TL olan sermaye taahhüdü borcunu ödemesi için usulüne uygun 29/11/2006 tarihli davalı ilanı üzerine süresinde 4.950,00 TL’yi davalı şirkete ödediği, davacının davalı şirkete ödenmemiş sermaye taahhüdü borcunun bulunmadığı, davacının davalı şirketi olan pay oranının verilen kararla % 26 olarak kesinleşmiş bulunduğu, davalı şirketin 20/03/2010 tarihli genel kurulunda 100.000 TL olan sermayesinin bedelsiz artırım kararı ile 620.000’TL’ye çıkarıldığı, davacının hisse devrinin iptali ve ıskatın geçersizliği nedeniyle, davalı şirkette olan % 4 hissesi karşılığı 248 adet hissesinin iadesinin gerekeceği, davalı … tarafından 11/02/2009 dava tarihinden önce 12/01/2009 tarihinde 40 adet hissenin davalılar …, … ve …’a devredildiği, dava tarihi itibariyle davalı … üzerinde davacıya ait hissenin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen (İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.) davaların kabulüne, birleşen (İstanbul 12. ATM 2009/107 E.) davanın reddine, karşı davada ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
…/…
Kararı, asıl davada ve birleşen ((İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.) davalarda davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada ve temyize konu birleşen davalarda (İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.)davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, davacının davalı şirkete sermaye borcu olmadığının tespiti ile hisse oranının tespiti, iadesi ve pay defterine tescili ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, asıl davada davacı vekilince diğer kalem istemler yanında manevi tazminat isteminde de bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece bu kalem istemle ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, asıl davadaki hükmün bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir.Anılan Yasa’nın 297 nci maddesinde hüküm sonucu kısmında,gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin,istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,mümkünse sıra numarası altında birer birer,açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır.Başka bir anlatımla,mahkemece tesis edilen hükmün,infazı kabil,uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, asıl ve temyize konu anılan birleşen davalarda hangi davalıdan ne miktar hisse senedinin davacıya iade edileceği hükümde belli olmayıp, hükmün infazında kuşku yaratacak nitelikte olduğu açıktır.
O halde, mahkemece, davacı vekiline bu hususta gerektiğinde dava dilekçeleri açıklattırılmak, davalılar yönünden istemler ayrı ayrı denetlenebilir bir şekilde değerlendirilmek ve infazda kuşkuya yer bırakmayacak şekilde bir hüküm tesis edilmek üzere kararın asıl ve temyize konu birleşen davalar yönünden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada ve birleşen (İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.)davalarda davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada ve anılan temyize konu birleşen davalarda davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz edenler yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak, asıl ve birleşen davada davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.