YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10896
KARAR NO : 2014/18221
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.01.2014 tarih ve 2013/259-2014/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı … ile müvekkili arasında imzalan protokol uyarınca, …’in kendisi adına asaleten diğer davalı firma adına vekaleten ödemesi gereken bedelin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı … tarafından haksız olarak yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalı … ile müvekkili arasında İstanbul’dan Türkmenistan’a 10 araçla prefabrik malzemenin taşınması hususunda anlaşma sağlandığını, taşımanın gerçekleştirilmesine rağmen 78.500 USD olarak kararlaştırılan navlun bedeline karşılık 67.400 USD ödeme yapıldığını, 11.000 USD’lik kısmın da hasara sayılarak ödenmediğini, hasarın sadece davalı iddiasından ibaret olup ispatlanamadığını, faturalar üzerinde ödemelerin yapılmaması durumunda %10 oranında cezayı şart ödeneceğinin kayıtlandırıldığını, davalıların fatura bedellerinden dolayı 41.820 USD borcunun bulunduğunu ileri sürerek, davalıların bu miktara yönelik itirazlarının iptali ile % 40 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı firma hakkındaki davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili, davacı tarafından yapılan taşıma işi karşılığında 26.05.2008 tarihinde düzenlenen 5 adet fatura tutarına karşılık 29.05.2008 tarihinde 35.000 USD ödendiğini, ancak bakiye alacaktan dolayı aralarında itilaf çıktığını, bu nedenle davacı ile müvekkili arasında protokol imzalandığını, protokol nedeniyle davacıya 32.400 USD ödeme yapıldığını, müvekkilinin diğer davalı firmanın temsilcisi olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan protokolde de herhangi bir menfaatinin bulunmadığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının cezai şart talebinin dayanağının bulunmadığı, 11.100 USD tutarındaki bakiye taşıma bedelinden dolayı alacaklı olduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, bu davalının icra takibine vaki itirazının kısmen iptaline, 11.100 USD’nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek 1 yıllık dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takdiren %40 oranı üzerinden hesap edilen 7.096 TL icra inkar tazminatının davalı …’den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından davalı …’in reddedilen kısma ilişkin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalı şirket hakkında verilen ret karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 908,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.