YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10900
KARAR NO : 2014/17774
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/03/2014 tarih ve 2013/284-2014/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bir mermer ticaretine binaen dava dışı …dan davalı bankaya ait 25.000 TL bedelli çeki aldığını, çekin ibrazında karşılığının çıkmadığını, ayrıca hesap sahibi şirket ile keşideci firmanın aynı olmadığının anlaşıldığını, gerçekte hesabın Atasoylar firmasına ait iken çekin üzerinde …firmasının isminin yazıldığını, bankanın gerekli sorumluluğu yerine getirmeyerek müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek 25.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket isimlerinin farklılığının basım hatasından kaynaklandığını, çeklerin … Yedek Parça Otom. Nak. İnş. Tur. Ltd. Şti. tarafından tedavüle sokulduğu ve bundan kaynaklanan hukuki sorumluluğun da keşideci firma tarafından kabul edildiğini, husumetin keşideciye yöneltilmesi gerektiğini, çeki imzalayanlara müracaat etmeden müvekkilinin sorumluğuna gidilemeyeceğini, çekin üzerinde yazılı hesapta karşılık bulunmadığından unvanın doğru yazılmasının dahi sonucu değiştirmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mal alış verişi nedeniyle … Bankası …Şubesi’ne ait çeki aldığı, tahsil için bankaya ibrazında hesap sahibi ile çek üzerindeki keşideci unvanının farkı olması nedeniyle bankanın ödeme yapmadığı, çek bedelinin tahsil edilememesinin, bankanın hesap sahibinden başka bir şirkete çek karnesi vermiş olmasından kaynaklandığı, ancak, davacı çek hamilinin zararının tazmini için bankaya karşı dava ve takip yoluna gidebilmesi için kendisinden önceki cirantalara karşı dava ve takip hakkını kullanması, çeke dayalı bütün müracaat yolunu tüketmesi gerektiği, davacının keşideci, lehdar ve cirantalar aleyhine çek bedelinin tahsili için icra takibi başlattığı, takibin halen derdest olduğu, icra takibi henüz sonuçlanmadan, zararının doğduğundan bahsedilemeyeceği, bu aşamada banka hakkında dava ve takip yoluna gitmesinde hukuki yararının bulunmadığı, davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 5941 sayılı Kanun’un 2/9. maddesi uyarınca çek üzerinde çek hesabı sahibi tüzel kişi ünvanının yanlış yazılmış olmasının çekin geçerliliğine etkisinin bulunmamasına karşın davacı tarafından gerçek hesap sahibi hakkında çek bedelinin tahsili bakımından herhangi bir girişimde bulunulmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.