YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11137
KARAR NO : 2014/18231
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2013 tarih ve 2013/236-2013/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine…. İcra Müdürlüğü’nün 203/4148 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine müvekkilinden alacaklı görünen davalı ile arasında akdedilmiş bir çekek sözleşmesinin esas alındığını, ancak var olduğu iddia olunan sözleşmenin suretinin dosyaya ibraz edilmediğini, icra takibinde müvekkilinin adresinin özellikle yanlış yazıldığını, tebligatın bila döndüğünü ve ilanen tebligat yapılarak müvekkilinin borçlu duruma düşürüldüğünü, müvekkilinin alacaklı görünen şirket ile böyle bir anlaşmasının olmadığını, müvekkili adına kayıtlı bir tekne bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin alacaklı görünen şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı hakkında %40’tan aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin yasal prosedüre uygun olarak yerine getirildiğini, borçlu ve oğluyla borcun ödenmesi için defalarca görüşülmüş olduğunu, söz konusu teknenin menkul hükümlerine tabi olduğunu, liman başkanlığında kaydı bulunmadığını, tekneyi müvekkili şirkete mal sahibi olarak getiren ve teslim edenin davalı olduğunu, davacı ile 3. şahıs olduğu iddia edilen …. San. A.Ş.’nin arasında ilişki bulunduğunu, söz konusu teknenin liman başkanlığına değil … Belediyesi’ne kayıtlı olduğunu, teknenin gayrimenkul hükümlerine tabi olması için liman başkanlığında tescil edilmiş olmasının arandığını belirterek, davanın reddi ile davacı yan aleyhine icra takip tutarının %40’ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu… isimli teknenin mülkiyetinin kime ait olduğu ve taraflar arasında yapılmış bir çekek sözleşmesinin bulunup bulunmadığına yönelik olduğu, dava konusu teknenin Milli Gemi Sicili veya Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı olmaması sebebiyle 6762 sayılı TTK’nın 867. maddesi uyarınca menkul mal hükmünde olduğu, dosyada teknenin mülkiyetini ispatlar tek delil olan … Belediye Başkanlığı’ndan gönderilen deniz aracı tescil ve muayene belgesine göre teknenin dava dışı …A.Ş. adına kayıtlı olduğu, davacının ise adı geçen şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, taraflar arasında sözlü olarak yapılmış bir çekek anlaşmasının bulunup bulunmadığı yönündeki ispat külfeti üzerinde olan davalının yemin deliline de başvurmasına rağmen bu hususu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.