YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11312
KARAR NO : 2014/18437
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2014 tarih ve 2012/117-2014/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” markası adı altında 1984 yılından bu yana yapı levhası olan çimentolu yonga levhalarının üretimi, pazarlaması ve satışı faaliyetleriyle iştigal ettiğini, davalının ise… alan adlı internet sitesinde, firmanın … markalı benzer ürünlerin reklam ve tanıtımı ile satışını yapmakta iken… markasını gerek arama motorlarında anahtar kelime olarak gerekse de site içerisindeki yayınlarında kullandıklarını, müvekkil şirketin bayii olmadığı halde… markalı malların alım satımını yaptığını, bu hususun Ankara 2 FSHHM’nin 2012/8 D.İş dosyasında istihsal olunan bilirkişi raporundan anlaşıldığını, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının … alan adlı internet sitesinde başkaları tarafından üretilmiş yapı malzemelerinin her türlü reklam ve tanıtımında… markasını/tanıtım işaretini kullanmasının ve arama motorunda anahtar kelime olarak… markasının kullanılmasının önlenmesine, 556 sayılı KHK’nın 62/1-6 hükümleri gereğince 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin… satımı yapması ve bu sebeple yargılanmasının günümüz ekonomi dünyasındaki iş hayatında haksız menfaat temini olmadığını, olağan bir ticari faaliyet olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı markasının aynısını internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullandığının tespit edildiği, davalının davacı ile aynı sektörde ticari faaliyette bulunmakta ve kendisine ait markası bulunmasına rağmen, kendi markasını değil de, davacı markasını ön plana çıkarma suretiyle, markanın sahibi olduğu veya davacı markası ile hukuki veya ekonomik bir bağlantısı olduğu imajını verdiği, nitekim davalının davacı markasının bayisi olmadığı halde reklamlarda bu markanın bayisi olduğunu açıkça ifade ettiği, davacı şirkette daha önceden çalışan ….’ın davalı şirkette müdür olarak çalışmakta olmasının da, davalının bu konuda kusurlu olduğunu, söz konusu eylemleri bilinçli yaptığını gösterdiği, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, izinsiz olarak davacıya ait
ismin kullanılması suretiyle oluşan haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıya ait… markasının davalı tarafından internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde yönlendirici kod, anahtar sözcük ve reklamlarda vb. biçimde kullanmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile davacının… markasına tecavüzün ve haksız rekabetin men ine, davalının dava açıldıktan sonra eylemlerine son verdiği davacı tarafından bildirildiğinden tecavüzün ref’i durdurulması ve kullanımının önlenmesi yönündeki talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine ve kararın ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 316,35 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.