YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11336
KARAR NO : 2014/14260
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2014 tarih ve 2014/8-2014/8 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz edenler vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, müvekkillerinin murisinin borçlu olduğundan bahisle karşı tarafın müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu ancak talebe dayanak sözleşme,tahhütname ve senet içeriğindeki harf ve rakamlara ait fulajlama olduğunun bilirkişi raporları ile tespit olunduğunu bu haliyle alacağın varlığının şüpheli olduğunu; müvekkillerinin mal kaçırma girişiminde bulunulduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığından İİK’da öngörülen ihtiyati hacze ilişkin şartların somut olayda gerçekleşmediğini, ayrıca mahkemenin teminata hükmetmesi gerekirken bu yön ihmal edilerek karar verildiğini ileri sürerek müvekkilleri aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf, itiraz edenlerin inkar ettikleri borç ilişkisinin mevcut olduğunu, senet, sözleşme ve taahhütnamenin altındaki imzaların itiraz edenlerin murisi tarafından atıldığını, itiraz edenlerin iddialarının ödemenin gecikmesine matuf iddialar olduğunu savunarak itirazın reddini istemiştir.
İtiraz edenler vekili itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı doğrultusunda, İtiraz edenler aleyhine hükmedilen ihtiyati haciz kararının her ne kadar geçersiz senede dayalı olarak verildiği iddiası ile itirazda bulunulmuş ise de itiraza konu kararın esasen talebe ekli sözleşme ve protokole dayalı olarak verildiği, sözleşmeden borcun vadesinin geldiği ve rehinle temin edilmemiş olduğu saptandığından verilen kararda hukuki bir isabetsizlik bulunmadığı ancak alacağın kesin olarak saptanmasının yargılama gerektirdiğinden teminatsız olarak karar verilmemesi gerektiği gerekçesi ile itirazın kısmen reddi ile ihtiyati haciz talep edilen alacağın %20’si oranında teminat alınması yönünde karar verilmiştir.
Kararı, itiraz edenler vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, itiraz edenler vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, itiraz edenler vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.