YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11518
KARAR NO : 2014/18381
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2014 tarih ve 2012/956-2014/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı …’nın, müdürü ve ortağı bulunduğu, dava dışı limited şirketin feshi için açtığı dava sonucu şirketin feshine ve kendisinin tasfiye memuru olarak atandığını, bu güne kadar kendisine mahkemece kararlaştırılan ücretinin ödenmediği gibi, şirket ortağı olan davalı vasisi tarafından hakkında dolandırıcılıktan şikayette bulunulduğunu, yine vasinin akrabaları tarafından tehdit edildiğini, aralarında ceza soruşturmaları bulunduğunu, tasfiye memurluğu görevini yerine getiremeyeceğini ileri sürerek haklı nedenle tasfiye memurluğundan azlini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bugüne kadar tasfiyeyi gerçekleştirmediğini, davacının kusurlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tasfiye memurluğu görevini gereği gibi yerine getirmeye çalıştığı halde görevini yapmasının davalı tarafından engellendiğinin kanıtlamasının teknik bilgi ve uzman incelemesi gerektirdiği, bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın esası hakkında karar verilemeyeceği, bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçen davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasfiye memurunun görevden çekilmesine karar verilmesine ilişkin olup, dava dışı limited şirket ortağına husumet yöneltilerek dava açılmıştır. Mahkemece yazılı şekilde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmişse de, davacı tasfiye memurunun, ortaklığı zarara uğratmayacak şekilde, münasip bir zamanda görevini herhangi haklı bir sebeple yapmak istemediği takdirde istifa etmesi mümkün olup, bu nedenle dava açması gerekmediğinden hukuki yarar yokuluğundan davanın reddi gerektiği gibi, böyle bir davanın açılabileceği kabul edildiği takdirde ise davada husumetin dava dışı limited şirkete yöneltilmesi gerektiğinden pasif husumet nedeniyle de davanın reddi gerekir. Bu nedenlerle, mahkemece yazılı gerekçeyle işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de açıklanan gerekçelerle sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.