Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11552 E. 2014/18418 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11552
KARAR NO : 2014/18418
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2014 tarih ve 2013/23-2014/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2009 yılı Mart ayında kurulduğunu ve kurulduğu tarihten itibaren otomasyon çözümlerine ilişkin hizmet sunduğunu, aynı zamanda robotlu ve endüstriyel otomasyon faaliyetleri de yürüttüğünü, davalı şirketin müvekkilinin kuruluşunun hemen akabinde … no’lu “…” ve… no’lu “…” markalarını adına tescil ettirdiğini ayrıca, “…” ve “…” markaları için 2012 yılında farklı sınıflarda tescil aldığını, müvekkilinin “…” ibaresini ticaret unvanının yanı sıra işletme adı olarak da kullanmakta olup, “…” markası ile tanındığını, davalının marka tescillerinin kötüniyetli olduğunu, “…” markasının müvekkilinin kullandığı ya da hak sahipliği ileri sürdüğü bir marka olmamakla birlikte davalının tescilinin “…” markasının hükümsüz kılınması halinde benzerlik iddiası ile müvekkilinin haklı kullanımlarını önleme amacı güden kötüniyetli bir tescil olduğunu, usul ekonomisi yönünden davalının “…” markasının da hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2010/01702, 2012/ 84510 no’lu “…” ve 2009/45089, 2012/91762 no’lu “…” markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 26.6.2013 havale tarihli dilekçe ile “…” markası için sehven 2010/01702 olarak beyan ettikleri tescil numarasının 2009/30366 olduğunu, işbu marka ile 2009/45089 no’lu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan çok önce 2003 yılında kurulduğunu ve ticaret unvanının baskın ibaresi olan “…” ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini, daha sonra bu markayla benzer olan 2009/30336 no’lu “…” ve 2009/45089 no’lu “…” markalarını da tescil ettirdiğini, müvekkilinin değil, davacının kötüniyetli olduğunu, robotlu otomasyon sistemleri tasarlayan ve üreten müvekkilinin bu markaları adına tescil ettirmesinin yaptığı işin doğal bir sonucu olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarını kullandığını oysa, davacının adına tescilli olmayan ve marka olarak da kullanmadıkları ve hak sahipliği ileri sürmediklerini açıkça belirttikleri “…” markasının da hükümsüzlüğü talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanı ile davalı adına tescilli 2009/30336 no’lu markanın birebir aynı ibareyi, buna karşılık davalı adına tescilli 2009/45089 no’lu markanın ise “…” ibaresini taşıdığı, robot ve robotik teknolojisi yönünden markanın tanımlayıcılığa yakın ve ayırt ediciliği düşük ibareler olması nedeniyle “…” ve “…” ibarelerinin karıştırılmaya yol açmayacak derecede farklı markalar oldukları gerekçesiyle, 2009/45089 no’lu marka yönünden davanın tamamen reddine, 2009/30336 no’lu marka bakımından ise, davacının ticaret unvanıyla yürüttüğü faaliyetlerle benzerlik teşkil eden mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2009/30336 no’lu markanın 07, 9. sınıfta yer alan 1, 2, 3, 5, 6. alt sınıflar, 35. sınıfta yer alan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. alt sınıflar, 37. sınıfta yer alan 1, 2, 3, 4, 5, 7, 9, 10. alt sınıflar ve 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden kabulüne, diğer sınıflar yönünden reddine, hükümsüzlüğü talep edilen diğer 2009/45089, 2012/91762 ve 2012/84510 sayılı markalar yönünden açılan davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile reddedilen marka yönünden markanın kapsamında bulunan ve davacının iştigal sahası ile irtibatlı mal ve hizmetlerin alıcısı olan tüketici kitlesinin markalar arasındaki farkı ayırt edebilecek zaman ve birikime sahip olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.