YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11611
KARAR NO : 2015/8141
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2013/259-2013/502
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2013/259-2013/502 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.06.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. A.. G.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında yapılan bayilik anlaşması uyarınca davalı bankanın müvekkili lehine 100.000 TL’lik teminat mektubu düzenlediğini, teminat mektubu ile müvekkilinin, dava dışı şirketten mal alımı nedeniyle doğan borçlarının vadesinde ödenmemesinin garanti edildiğini, muhatap şirketin talebi üzerine davalı Bankanın teminat mektubunu nakde çevirdiğini, muhatap şirketin sözleşmeye aykırılık ve mal bedelinin ödenmemesi nedeniyle nakde çevirme talebinde bulunduğunu, oysa bayilik sözleşmesine göre sözleşmeye aykırılık halinde dava dışı şirketin ancak sözleşmeyi feshedebileceği, böyle bir durumda teminat mektubunun paraya çevrilmesinin istenemeyeceği, yine talep tarihi itibariyle müvekkilinin dava dışı şirkete mal alımından kaynaklanan vadesi gelmiş bir borcunun bulunmadığını, dolayısıyla teminat mektubunun paraya çevrilmesi koşulunun gerçekleşmediğini, buna rağmen davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak bir cari hesap ekstresi dahi istemeden borcun miktarı da bildirilmeyen talep üzerine teminat mektubunu nakde çevirdiğini, haksız yere paraya çevrilen teminat mektubu nedeniyle müvekkilinin zarar uğradığını ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminat ile birlikte teminat mektubu bedeli olan 100.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubuna dayalı ödeme yükümlülüğünün, teminat mektubunda belirlenen riskin gerçekleştiğinin muhatapça yazılı olarak bildirilmesi ile doğduğunu, bankanın, garanti ettiği rizikonun doğup doğmadığını inceleme yetkisinin olmadığını, bu nedenle müvekkilinin işleminin usul ve yasaya aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka tarafından davacının, dava dışı şirket ile yaptığı sözleşme kapsamındaki ödemelerine karşılık teminat mektubu verildiği, teminat mektubu ile sağlanan garantinin, muhatap ile lehtar arasındaki temel ilişkiden bağımsız olduğu, muhatap tarafından davacının borçlarını vadesinde ödemediğinin bildirilerek teminat mektubunun nakde çevrilmesinin davalı Bankadan istenildiği, davacı tarafça da bankaya ulaştırılan bir ihtar veya tedbir kararının bulunmadığı, dolayısıyla bankanın işleminde bir usulsüzlük görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.