Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11618 E. 2014/18278 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11618
KARAR NO : 2014/18278
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2013/66-2014/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette 20.11.2007-01.11.2012 tarihleri arasında önce teknik personel sonra teknik müdür olarak çalıştığını, 11.04.2012 tarihinde taraflar arasında ”Rekabet Yasağı, Bilgi Koruma ve Gizlilik Sözleşmesi” akdedildiğini, davalının işten ayrılmasından hemen sonra müvekkile ait ticari bilgileri kendine menfaat sağlayacak biçimde kullandığını, tüm müşteri portföyünün iletişim bilgileri, ürünün muhteviyatı, tüm ticari sırları kullanılarak müvekkil şirketin eski çalışanına ait aynı sektörde faaliyet gösteren işyerinde çalışmaya başladığını, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edilmiş olması sebebiyle sözleşmenin 11. maddesi kapsamında davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin baskı altında imzalatıldığını, rekabet sözleşmesinin eksiklikler içerdiğini ve geçersiz olduğunu, sözleşmenin coğrafi sınır içermediğini, müvekkilinin davacı yanında çalıştığı esnada hiçbir ticari sır sayılabilecek bilgiye sahip olmadığını belirterek davanın reddini, %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi’nin 10. maddesinde her ne kadar süre belirtilmiş ise de sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 349. maddesi hükmü dikkate alındığında yer itibariyle belirli bir sınırlama içermediği, sınırlamanın yasa hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.