YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11777
KARAR NO : 2015/8486
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2014
NUMARASI : 2012/287-2014/120
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2012/287-2014/120 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan Banka dışındaki diğer davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/06/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. M.. S.., davalılardan Ö.. Z.., C.. Ü.., S.. Ü.., M.. Ü.., E. E., Z.. Ü.., M.. S.. vekili Av. M.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin %35 oranında pay sahibi olduğu dava dışı şirkette davalıların genel müdür, yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, 2007-2011 yıllarına ilişkin olarak eylem ve işlemleri ile şirketi zarara uğratıklarını ileri sürerek, şirkete yönetim kayyumu atanmasına, şimdilik 1.000.000,00 TL’nin davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava istemiştir.
Davalı Banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı konumunda olan gerçek kişilerin dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi ve denetçisi oldukları, bu kişiler ile ilgili sorumluluk davasının açılabilmesi için genel kurul tarafından sorumluluk kararı alınması gerektiği, bu ön koşul yerine gelmediği, davalı gerçek kişiler hakkında açılan davanın ön koşul yokluğu nedeni ile reddi gerektiği, davalı bankanın davalı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalılardan banka dışındaki diğer davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava dışı şirketin azlık pay sahipleri olan davacıların TTK’nın 309 ncu maddesi hükmüne dayalı olarak yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açtıkları sorumluluk davası olup, davalılardan yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkındaki dava, mahkemece,TTK’nın 341 nci maddesindeki ön koşullar aranmak suretiyle bu koşulların yerine gelmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Oysa, davanın dayanağının TTK’nın 340 ve 359 ncı madde hükümlerinin göndermesi ile TTK’nın 309 ncu maddesi hükmü olması karşısında kabulün aksine TTK’nın 341 nci maddesi hükmündeki ön koşulların aranması gerekmez. Zira, davacıların iddia ettikleri zarar açıklıkla dolayısıyla zarar olup, davaya konu tazminatın şirkete verilmesini istemişlerdir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde anılan davalılar yönünden işin esasına girilmek gerekirken anılan bu davalılar hakkında yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacılar vekilince yargılama aşamasında davalılardan Bankanın diğer davalılarla birlikte el ve işbirliği içerisinde şirketi zarara uğrattıklarının iddia edilmesi karşısında mahkemece bu iddianın usulünce incelenip değerlendirilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre,davalılardan Bankanın dışındaki diğer davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Bankanın dışındaki diğer davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.