YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11833
KARAR NO : 2014/17988
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/04/2014 tarih ve 2012/358-2014/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı ise davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının miras bırakanı …’in davalı şirketin… Katılım Bankası’ndan kullandığı krediye kefaleten tapuya kayıtlı mağaza ve büro niteliğindeki taşınmazını bankaya ipotek ettiğini, davalı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine bankanın başlattığı takip sonucu taşınmazın 3. kişiye satıldığını ve kredi borcunun ödendiğini, taşınmazın satışından arta kalan paranın ise, murisin kefaleti nedeniyle davalı şirketin… Bankasına olan borcuna mahsuben ödendiğini, taşınmaz 2.670.000,00 TL’ye satılmakla davacının ¼ miras hissesi karşılığı 667.500,00 TL zararının oluştuğunu ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olduğunu, davacının aynı zamanda şirket ortağı olup ipoteğin verilmesine neden olan kredinin şirket adına başka taşınmaz alınmasında kullanıldığını, bu durumda davacının satılan taşınmazdaki hissesinden daha fazla kazanç sağladığını, öte yandan satılan taşınmaz üzerinde miras ortaklığı bulunduğundan davacının diğer mirasçıların olurunu almadan bu davayı tek başına açamayacağını, kaldı ki diğer kefillerin de hasım gösterilmesi gerektiğinden yalnızca şirkete dava yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ve istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın terekeye dahil olup taksim sözleşmesi de bulunmayan tereke alacağının miras payı oranında tahsili isteğine ilişkin olduğu, mirasçılardan bir veya birkaçının kendi payları için dava açamayacakları, terekenin tüm hakları için dava açmadıklarından terekeye temsilci de atanamayacağı, davacı terekeye dahil alacaktan hissesine düşen 1/4 payının tahsili istemiyle eldeki davayı açmış olduğundan HMK’nın 114/1-(d) ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir. …/…
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
21.02.2014 gün ve 2013/1 E.- 2014/1 K. sayılı içtihadı birleştirme kararına göre bu tür kararların temyizi mümkün olmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.