Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11975 E. 2014/17810 K. 18.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11975
KARAR NO : 2014/17810
KARAR TARİHİ : 18.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ….. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/03/2013 gün ve 2012/96-2013/193 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/03/2014 gün ve 2013/15890-2014/5762 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketteki hisselerinin hileli olarak davalıya devredildiğini, davalının hisse devir bedelini ödemediğini, arada çıkan uyuşmazlıkları çözümlemek amacıyla iki tarafın tanıdığı ve güvendiği dava dışı …’nun tanıklığı ile alacak borç hesabı yapıldığını, buna göre davalının müvekkiline ödenmek üzere 100.000USD’yi …’na ödemesinin kararlaştırıldığını, davalının ödemede bulunmaması üzerine müvekkilinin icra takibi başlattığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu belgenin …’na verilmiş olduğu kabul edilse dahi, davacının buna ilişkin icra takibi ve dava ehliyeti bulunmadığını, … isimli kişiyi davacının uydurduğunu, davacının hisse devrine ilişkin vermiş olduğu vekaletnameye istinaden hisse devri yapan vekili aleyhine hisse satış bedelinin tahsili istekli dava açtığını, müvekkilinden ayrıca bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, icra takibine konu “…” başlıklı belgedeki isim ve imzanın davalıya ait olduğu, 100.000USD’nin İhsan isimli kişiye verileceğinin taahüt edildiği, bu belgede davacı taraf olmadığı gibi, davacının davalıdan alacaklı olduğuna ilişkin herhangi bir ibare de bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayacak nitelikte yazılı delil sunmadığı, iddiasını ispat için davalıya yemin teklifinde bulunduğu, davalının da yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.