Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12249 E. 2015/9283 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12249
KARAR NO : 2015/9283
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2012/439-2013/285

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/439-2013/285 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve Y. Deniz Acenteliği vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü hazır bulunan davalılardan Y.. A.. vekili Av. E. A. ile davalı B. Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. vekili Av. D. B. ve davacı vekili Av. H.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının işlettiği, yükünü taşıttığı 9256597 IMO nolu B. bayraklı B. A. gemisinin 07/03/2011 tarih ve 7270 sayılı anlaşmanın 16. maddesi kapsamında LNG gemisi olduğunu, söz konusu geminin boğaz geçişinde kılavuzluk hizmeti almasının zorunlu olduğunu, söz konusu gemiye verilen hizmet nedeniyle davalıya muhtelif tarihlerde faturalar tanzim edildiğini, ancak borçların ödenmemesi nedeniyle davalıya karşı takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takip talebinde belirtilen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki sulh protokolü ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında dahili dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y.. A.. hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve Y. Deniz Acenteliği vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı tarafından Bahama bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı B. yönünden tarafların sulha varmış olmaları nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Y. Deniz Acenteliği AŞ yönünden ise hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı ve usul hukukumuzda da dahili dava müessesesinin olmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Y. Deniz Acenteliği AŞ yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Ancak, davacı tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine Bahama bayraklı geminin donatanına izafeten ve kendisine asaleten B.’a karşı işbu dava açılmış olup, yargılama sırasında davalı B.’ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten acentesi Y. Deniz Acenteliği A.Ş’ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve adı geçen şirket de bu sıfatla yargılamaya katılmıştır. Bu durumda, donatanın acentesi olarak B.’a husumet yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra temsilde yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer yandan, sulh protokolü davacı ile B. arasında akdedilmiş olup, protokolde B.’ın donatanın acentesi olarak izafeten hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesine tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde acente hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.. A..’ye acente sıfatıyla dava dilekçesi tebliğ edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre Y. Deniz Acenteliği A.Ş’nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Y. D.Acenteliği A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taktir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı Y. D.Acenteliği A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı K.. M..’nden alınarak davalı donatanı B. B. B. A. Gemisi’nin Donatanına İzafeten Kendisine Asaleten İşleticisi Acentesi B. Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş’ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.