YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12252
KARAR NO : 2015/9432
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2012/438-2013/284
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/438-2013/284 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve Y. D. Acenteliği A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü hazır bulunan davalı Y.. A.. vekili Av. E. A., davalı B.Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. vekili Av. D. B. ve davacı vekili Av. H.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete verdiği römorkör ve kurtarma hizmeti neticesinde kesilen faturalar toplamı olan 23.497,00 TL üzerinden davalı aleyhine takip yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takip talebinde belirtilen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava konusu geminin donatanının H. S. CO olduğu, davaya konu boğaz geçişinde acentesinin Y. D. Acenteliği AŞ olduğunun tespit edilmesi nedeniyle donatana izafeten acetesi Y. D. Acenteliği AŞ’ye dava dilekçesi ve ek dilekçelerin tebliğini talep etmiştir.
Davalı B. vekili, davanın reddini istemiştir.
Y. D. Den. Acent. A.Ş. vekili, davacının asıl dava dilekçesini tebliğ ettirmek yerine yeni bir dava dilekçesi hazırlayarak müvekkiline tebliğ ettiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin davalı olarak gösterilmeyip müvekkili hakkında takibin iptalinin istenmediğini, hukuka aykırı bir yolla müvekkilin davaya dahil edilmeye çalışıldığını, müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğundan dolayı usulden reddi gerektiğini bildirerek, müvekkili lehine asıl alacağın %50’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında sulh protokolü imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK’nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında dahili dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y.. A.. hakkında karar verilmesine yer olmadığına, donatana izafeten acentesi Y.. A.. vekil ile temsil olunduğundan lehine taktir olunan maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve Y. D. Den. Acent. A.Ş. vekili, temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı tarafından C.bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı B. yönünden tarafların sulha varmış olmaları nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Y.. A.. yönünden ise hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı ve usul hukukumuzda da dahili dava müessesesinin olmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Y.. A.. yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Ancak, davacı tarafından başlatılan, icra takibine itiraz edilmesi üzerine C. bayraklı geminin donatanına izafeten ve kendisine asaleten B.’a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.’ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten acentesi Y. D. Acenteliği A.Ş’ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve adı geçen şirket de bu sıfatla yargılamaya katılmıştır. Bu durumda, donatanın acentesi olarak B.’a husumet yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra temsilde yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer yandan, sulh protokolü davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.’ın donatanın acentesi olarak izafeten hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesine tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde acente hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y. Deniz Acenteliği A.Ş’ye acente sıfatıyla dava dilekçesi tebliğ edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre Y. D.Acenteliği A.Ş’nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Y.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin Y. D. Acenteliği A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Y. D. Acenteliği A.Ş’ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.