YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12520
KARAR NO : 2015/9288
KARAR TARİHİ : 15.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 38. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2014
NUMARASI : 2012/128-2014/83
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2014 tarih ve 2012/128-2014/83 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı A.. A.. vekili Av. M.D. ile davacı vekili Av. H.. Ö.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı sigorta şirketinin T. Zorunlu Sorumluluk Poliçesi ile sigortaladığı diğer davalıya ait tüpgazdan sızan gaz neticesinde müvekkillerinin kızlarının hayatını kaybettiğini, bu nedenle müvekkillerinin, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketine yapılan müracaat üzerine müvekkillerine bir miktar destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini ancak gerçek zararın yaptırılacak hesaplama sonucunda ortaya çıkacağını, bunun dışında müvekkillerinin manen de zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL destektan yoksun kalma tazminatının davalılardan, yine her bir davacı için 50.000 TL olmak üzere 100.000 TL manevi tazminatın davalı üretici şirketten tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu zararın, sigortalı tüpün infilakı, gaz kaçırması ya da yangın çıkarması nedeniyle meydana gelmemesi karşısında sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Aygaz vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların murisinin ölüm nedeninin karbonmonoksit zehirlenmesi olduğunu, LPG gazının olaya sebep olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapordan, davacıların kızlarının ölümünün tüpgaz kaçağına bağlı olarak değil karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı, T. Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesinde ise ”LPG tüplerinin kullanılmak üzere bulundukları yerlerde infilakları, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu kusurları olsun veya olmasın verecekleri bedeni ve maddi zararların sigorta güvencesi kapsamında olduğu” belirtildiği, bu haliyle olayın sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı, diğer davalının ürettiği tüpte herhangi bir sorunun olmadığı, tüpün gaz kaçırmadığı gözetildiğinde bu davalının da sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin, davalı Y.. A.. hakkında kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı A.. A.. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, davacıların kızlarının tüpgaz kaçağından değil karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu öldüğü ve bu durumda söz konusu tüpün imalatçısı olan davalının bir sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesinde, tüp bayilerinin iki kilogram ve üzeri tüp teslimini ve bağlantısını adreste yapacakları, yine Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın LPG Dağıtım Bayileri ve Tüketicilerin Uyması Gereken Şartlara İlişkin Tebliğin 14. maddesine göre, tüpleri cihaza bağlamak, sızdırmazlık kontrolü yapmak, tüplerin kullanılması hususunda tüketicileri bilgilendirmek görevi olan bayinin tüp takılan yerde herhangi bir eksiklik gördüğünde tüketiciyi uyarması, uyarıya rağmen eksiklikleri gidermezse gerektiğinde tüpü takmaması gerekmektedir. (Dairemizin 04.07.2011 gün ve 2009/15083-2011/8116 E.K. sayılı ilamı)
Somut olayda, şofbenden sızan gazın banyo içerisine dolarak davacıların kızlarının karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu vefat etmesine neden olduğu, söz konusu şofbende kullanılan tüpün davalı tarafından imal edildiği çekişmesiz olmakla birlikte mahkemece, davalı tüp imalatçısının sorumluluğu yukarıda açıklanan kanun ve tebliğ maddeleri uyarınca değerlendirilip tartışılmadan davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece somut olayda tüp maliki olan davalının sorumluluğunun yukarıda açıklanan kanun ve tebliğ çerçevesinde değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davalı Y.. A.. hakkında kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı yönünden usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davalı A.. A.. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.