YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12580
KARAR NO : 2015/9290
KARAR TARİHİ : 15.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 10. ASLİYE
TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2013/91-2014/74
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2013/91-2014/74 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi uyarınca müvekkilinin, davalıya ait yükü T.’den K.’a karayolu ile taşıdığını, sözleşmede taşıma ücretinin %70`inin peşin, bakiyesinin ise teslimde ödenmesinin kararlaştırıldığını, peşin ödenmesi gereken kısmın ödenmesine karşın teslimde ödenmesi gereken bakiye taşıma ücretinin davalı tarafça ödenmediğini, bu ücret ile cari hesap bakiyesi olan 250 USD’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi ile üstlendiği taşıma edimini yaklaşık 85 günlük gecikme ile ifa ettiğini, bu gecikmenin ve yükün akıbetinin 12.11.2008 tarihli ihtarname ile davacıdan sorulduğunu, ayrıca konu ile ilgili olarak davacıyla görüşüldüğünü, bu görüşmeler sonucunda davacının yükü 22.11.2008 tarihinde alıcısına teslim edeceğini taahhüt ettiğini, buna rağmen yükün ancak 27.12.2008 tarihinde teslim alındığını, davacının, müvekkilince ödenmesine rağmen taşımayı gerçekleştiren araç sürücülerine gerekli ödemeleri yapmadığının anlaşıldığını, taşıma sırasında araç sürücülerine bir kısım ödemelerin müvekkilince yapıldığını, gecikme nedeniyle müvekkilinin kar mahrumiyetine uğradığını, davacının taşıma ücretine hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise gecikmeye dayalı zararına karşılık şimdilik 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, taşınan malın özelliği nedeni ile taşımanın geciktiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi uyarınca asıl davalıya ait yükün, asıl davacı tarafından karayoluyla Türkiye’den Kırgızistan’a taşındığı, söz konusu taşımada yükün, mutad taşıma süresini en az iki kat aşacak şekilde alıcısına teslim edildiği, CMR Sözleşmesi’nin 23/5. maddesinde, gecikme halinde taşıyıcının taşıma ücretiyle sınırlı olmak kaydıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun düzenlendiği ancak gecikme yüzünden tazminat ödenecek olmasının, taşıyıcının, taşıma ücretinden mahrum bırakılmasına veya bu ücretten kesinti yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği, bu nedenle davacının sözleşmede kararlaştırılan taşıma ücretinin tamamına hak kazandığı, icra takibinden önce asıl davalı temerrüde düşürülmediğinden birikmiş faiz talebinin yerinde olmadığı, yine asıl davaya konu alacak bir tazminat olmadığından CMR Sözleşmesi’nin faize ilişkin 27. maddesinin somut olaya uygulanamayacağı, birleşen dava yönünden ise davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, birleşen davalının, CMR’nin 29. maddesinde tanımlanan türde bir davranışının kanıtlanamaması nedeniyle somut olaya 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 17.080,00 USD asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile bu miktarın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına, 10.145,52 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı birleşen davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.403,35 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.