YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12971
KARAR NO : 2015/2877
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi’nin 1998/172 Esas ve 1999/353 Karar sayılı dosyası ile açtığı marka iptal davasının reddedilerek kesinleştiğini, uluslararası düzeyde ticaret yapan müvekkilinin, Türkiye’de bir ortak bularak “….” markasını ülkemizde kullanma girişiminin, davalının bu markayı hukuka aykırı bir biçimde kullanması ve markanın hükümsüzlüğü için haksız davalar açması nedeniyle başarısızla sonuçlandığını ileri sürerek, 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının devraldığı ve 1965 yılından bu yana tescilli “…” markasını, tescilli olduğu emtialar için kullanmayarak, hem bu marka üzerinde tekel yarattığını, hem de başkaları tarafından kullanılmasına ve tesciline kötü niyetli olarak engel olduğunu, davacının kullanımı öğrendiği tarih olan 1999 yılından itibaren bir yılın geçmesiyle birlikte, davacının tazminat talebinin zaman aşımına uğradığını bildirerek, asıl davanın reddini savunmuş, karşılık davasında, davacı-karşı davalı adına 90663 sayı ile tescilli “…” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşılık davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, bozmaya uyulduğu takdirde 18/02/2003 tarihinde açılan ve asıl davada 14/07/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 90663 sayılı markaya ilaveten 2000/11870 sayılı markadan doğan haklara da tecavüz edildiğine ilişkin tarafların iddia ve savunmalarının mahkemece değerlendirilmesinin gerekmesine göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2- Asıl davada, davacı tarafça dayanılan 90663 sayılı “…” markası 09/01/2002 tarihinde … Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2005/385E. sayılı dava dosyasındaki yargılama sonucunda mahkemenin 23/10/2009 tarihinde kesinleşen kararı ile kullanmama hukuki nedenine dayalı olarak iptal edilmek suretiyle hükümsüz kılınmıştır.
Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda söz konusu 90663 sayılı markanın iptal edildiği yukarı da bahsi geçen dava tarihinden önceki kullanımına ilişkin delil sunulmadığı ifade edilmiştir.
Dairemizin 01/03/2013 tarih 1496/3805 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK’nın 14. maddesine dayalı kullanmama sebebiyle markanın iptaline karar verilmesi halinde, kural olarak iptal kararı dava tarihinden ileriye doğru etkili hüküm ve sonuç doğurur. Ancak, iptal isteminde bulunan kişinin hukuki yararının bulunduğu ve 5 yıl süreyle kullanmama nedeniyle markanın iptali koşullarının daha önceki bir tarihte gerçekleştiğinin belirlenebildiği hallerde mahkemece iptal kararının dava tarihinden de önceki bir tarihten itibaren ileriye doğru etkili sonuç doğurmasına karar verilebilir.
Bu bakımdan, öncelikle 90663 sayılı markanın asıl davada tecavüzün başlangıç tarihi olarak iddia olunan 1999 yılından geriye doğru 5 yıllık sürede ciddi biçimde kullanılıp kullanılamadığı, başka bir anlatımla 556 sayılı KHK 14. maddesi uyarınca 90663 sayılı “…” markasının 1999 yılı itibariylede iptali koşulların mevcut olup olmadığı hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş istenilmesi, bu tarih itibariyle anılan markanın iptali koşullarının oluşmadığı belirlendiği takdirde tecavüz olgusunun ileri sürüldüğü 1999 yılı ile …. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2005/385 E. sayılı dosyasındaki hükümsüzlük davasının açıldığı 09/01/2002 tarihleri arasında davacı adına tescilli ve geçerli bir markanın varlığının kabulü ile marka hakkına tecavüze yönelik asıl davanın bu sürelere ilişkin olarak tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile asıl davanın reddi doğru olmadığından davalı karşı davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin bozma ilamı (1) no’lu bendinin kaldırılarak, kararın bu bentte açıklanan değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair karar düzeltme isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin 07/03/2014 tarih 15374/4382 sayılı ilamı (1) nolu bendinin kaldırılarak asıl davaya ilişkin kararın bu bentte açıklanan değişik gerekçe ile davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA,aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.