YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13372
KARAR NO : 2015/3513
KARAR TARİHİ : 13.03.2015
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 gün ve 2011/264 – 2012/188 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.05.2014 gün ve 2013/495 – 2014/8791 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile dava dışı …. arasında 11/07/2007 tarihinde, davalının Denizcilik Müsteşarlığı Tersaneler Genel Müdürlüğü’ne verdiği taahhütnameye dayanarak Milli Emlak Dairesi ile İstanbul 8. Noterliği’nde 27/06/2007 tarihinde yaptığı kullanma izni sözleşmesindeki yükümlülükleri doğrultusunda, İstanbul İli … İlçesi, … Adası mevkiinde bulunan ve davalı tarafından inşa edilmesi planlanan Tuzla … …. Projesi’nde, yeri anlaşma ekindeki krokide belirtilen 50 metre denize cepheli toplam 8704 m2’lik alan üzerine inşa etmeyi ve tüm mevzuata göre gerekli izinler alındıktan sonra 30/08/2008 tarihinde alt kiracı sıfatıyla dava dışı …Şti’ye teslim etmeyi kabul ve taahhüt eden inşaat ve devir sözleşmesi imzalandığını, 31/12/2008 tarihinde davacı, davalı ve dava dışı … Şti. arasında yapılan protokolle dava dışı şirketin yukarıda belirtilen sözleşmedeki tüm hak ve yükümlülüklerini davacıya devrettiğini, davalının da bu devri kabul ettiğini, devir sonrası yaptıkları inceleme sonucu 11/07/2007 tarihli anlaşmanın dayanağı liman projesinin Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmayıp, en küçük tersanelerin 15.000 m2 kabul edilerek yeni proje yaptırılıp onaylandığının anlaşıldığını, bu duruma göre kiralamayı kabul ve taahhüt ettikleri 8.704 m2’lik alana yasal izinleri alabilecek bir tersane yapma imkanının kalmadığını, davalı ile yapılan görüşmelerde de bu durumun teyit edildiğini, 11/07/2007 tarihinde imzalanan sözleşme şartlarının yerine getirilmesinin davacı yönünden imkansız hale geldiğini ve BK’nın 117. maddesindeki unsurların oluştuğunu, davalıya sözleşmeyi yerine getiremeyeceklerini ve bugüne kadar ödedikleri 2.697.000 TL’yi iade etmeleri konusunda 11/01/2010 tarihli ihtarnameyi göndermelerine rağmen bu bedelin iade edilmediğini ileri sürerek, anılan bedelin 26/01/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 28/03/2012 tarihli dilekçe ile dava sebebini ifa imkansızlığından çıkarıp sözleşmeden dönmeye ilişkin hükümlere dayandırdıklarını bildirerek, dava sebebini ıslah etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/495 E, 2014/8791 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 13.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.