YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13514
KARAR NO : 2015/3378
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 gün ve 2009/109-2012/109 sayılı kararı bozan Daire’nin 11/10/2013 gün ve 2012/17143-2013/18230 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarında, davalı Banka ile aralarında müvekkilinin kullandığı kredilerin tasfiyesine ilişkin olarak 08.12.1999 tarihli “Protokol” başlıklı sözleşme düzenlendiğini, protokol hükümleri uyarınca üzerinde sürmekte olan inşaat bulunan ve davalı Banka tarafından yaptırılan ekspertiz raporuna göre 26.700,000.000.000 TL kıymetinde olduğu belirlenen taşınmazın müvekkili lehine vefa hakkı tanınmak suretiyle davalı Banka’ya devir edildiğini, davalı Banka’nın müvekkiline 32.000.000 USD kredi kullandırmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin vefa hakkını süresinde kullanamaması üzerine taşınmaz üzerindeki vefa hakkı şerhinin terkin edildiğini, ancak taraflar arasında görülen ve İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılaması yapılan 2006/5342 Esas- 2006/7140 Karar sayılı dosyasından verilip kesinleşen kararı ile davalı Banka’nın protokol hükümleri uyarınca kullandırması gereken krediden 13.449.564 USD eksik kredi kullandırıldığının tespit edildiğini ileri sürerek asıl davada 50.000 USD’nin, birleşen davada da 13.409.000 USD’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davalarda davanın yetki, zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerinin temyizi üzerine; davalı vekilinin temyiz istemi kabul edilerek karar davalı yararına bozulmuş, davacı vekilinin süre yönünden reddine karar verilen temyiz istemi, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin incelenmesi sırasında, temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılması üzerine, temyiz talebi esastan incelenmiş ve davacı vekilinin temyiz istemi esastan red edilmiştir.
Davacı vekili şimdi karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 07,15 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 11/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.