YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13661
KARAR NO : 2015/10391
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/06/2014
NUMARASI : 2013/172-2014/275
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/06/2014 tarih ve 2013/172-2014/275 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.10.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı bir davacı vekili Av. F.. Ö.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davada davalı vekili, davalı şirketin iki ortaklı olduğunu, tarafların % 50 paya sahip bulunduğunu, davalı Kemal’in şirketin münferit yetkili müdürü olduğunu, şirket yönetiminde gerekli özeni göstermediğini, şirket paralarını şahsi işlerinde kullandığını ileri sürerek, şirket müdürünün azlini ve ortaklıktan çıkarılmasını talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesini istemiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile diğer ortak arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğunu, şirkete ait araçları şahsi işlerinde kullandığını, şirketin devamı yönünde ciddi engeller olduğunu ileri sürerek, şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, kayyım raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaktan oluştuğu, davalı-birleşen davada davacının münferit yetkili şirket müdürlüğü yaptığı, şirketin faaliyette bulunmadığı, müdürün görevini yaparken gerekli özeni göstermediği, üzerine yüklenen yükümlülükleri ihlal ettiği, şirketin feshinin gerektiği, birleşen davada ise davalı-birleşen davada davacının, şirket yönetiminde gerekli özeni göstermediğinin ve kusurlu olduğunun belirlendiği, şirketin feshine yönelik olarak asıl davada hüküm kurulduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, birleşen davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.