YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13758
KARAR NO : 2014/19339
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 gün ve 2012/357-2013/326 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/07/2014 gün ve 2014/9391-2014/12920 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine 58.849,49 TL asıl alacak, 2.356,94 TL fer’ileri olmak üzere toplamda 61.206,43 TL bedelli takip başlatıldığını, söz konusu takiple ilgili ödeme emri müvekkili şirkete tebliğ edilmiş ise de, müvekkilinin sehven takibe itiraz etmediğinden, takibin kesinleştiğini, takipte davalı alacaklının 14/03/2012 tarihli banka dekontunu dayanak göstermek suretiyle iptal edilen sigorta priminin iadesini talep ettiğini, davalı ile davacı arasında sigorta sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin acente olup, muhatabın sigorta şirketi olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle davalı alacaklının %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen davada ise, müvekkili ile dava dışı …İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, ancak sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme konusu ekipmanların davalının acentelerinden … Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından sigortalandığını ve sigorta poliçesi priminin acenteye ödendiğini, finansal kiralama sözleşmesinin feshedilerek mahkeme kararı doğrultusunda sözleşme konusu makinenin iade alındığını, sigorta poliçesinin acente tarafından iptal edildiğini, kiracının borçları olduğu gerekçesiyle kendilerine ihtarname gönderilmesine rağmen prim iadesi yapılmadığını, ödenen primlerin davalı … şirketi tarafından tahsil edildiğini, davalı hakkında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.