YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13899
KARAR NO : 2015/10414
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2014
NUMARASI : 2013/174-2014/128
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2014 tarih ve 2013/174-2014/128 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.10.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. N.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi arafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinde muhafaza ettiği el çantası içinde bulunan 10 adet çekini bulamaması nedeniyle 09.11.2012 tarihinde polis merkezine müracaat ettiğini, bu müracaatın ardından da zayi davası açtığını, bu dava sırasında yapılan ilanın ardından davalının çeklerin kendisinde olduğunu bildirmesi üzerine mahkeme tarafından çek istirdadı davası açılması için müvekkiline süre verilmesi nedeniyle işbu davanın açıldığını, davalının iddia ettiği gibi müvekkili ile davalı arasında hiçbir ortaklık bulunmadığını, davalının elinde bulunan çekleri nasıl iktisap ettiğini ispat etmesi gerektiğini, bugüne kadar ibraz etmemesinin de kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek dava konusu çeklerin istirdadına ve %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, reklam işi ile uğraşan ve müvekkilinin taşınmazında kiracı olarak bulunan davacının A. M. Odası’ndan reklam ihalesi aldığını, bu ihalenin mali yükümlülüklerini yerine getiremeyen davacının müvekkiline ortaklık teklifinde bulunduğunu ve bu kapsamda müvekkilinin ihale teminatı olarak dairesini ipotek verdiğini, ancak sözleşmenin oda tarafından fesh edilmesi üzerine taraflar arasında ortaklığın devamı konusunda anlaşmazlık çıktığını, ortaklığın tasfiye edildiğini, ortaklık bedeli olarak da müvekkiline 07.06.2012 tarihinde dava konusu çeklerin verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket temsilcisinin uzun süredir birbirlerini tanıdıkları, davacının davalıya ait taşınmazda bir dönem kiracı olduğu, taraflar arasında bir takım parasal ilişkinin kurulduğu, davacının dosya içerisine getirtilen ceza dosyalarındaki ifadelerinden dava konusu yapılan çeklerin rıza ile davalıya verildiği, çeklerin zayi olmadığı, çeklerin hamilinin davalı şirket olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda da dava konusu çeklerin davacının rızası hilafında elinden çıktığı hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının elinde bulunan çekleri haksız olarak iktisap ettiğinin kanıtlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.