YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13968
KARAR NO : 2015/3392
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/12/2012 gün ve 2008/663-2012/723 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/06/2014 gün ve 2013/3584-2014/10574 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının tüm dünyada harcıalem olarak yıllardır üretilen ve satışı yapılan ürünlere yönelik hak iddia ederek müvekkilinin haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/633 D.İş sayılı dosyasından 22/04/2003 tarihinde ihtiyati tedbir kararı aldığını, davalının bu kararı … İcra Müdürlüğü’nün 2003/737 Tal. sayılı dosyası ile uygulattığını ve müvekkiline ait 6104, 6105 ve 7103 kod numaralı kalıp makinelerine el koydurarak yeddi emine kaldırdığını, bu makinelerin 20/07/2006 tarihine kadar yeddi eminde kaldığını, bu süre içinde işbu kalıplarla üretilen ürünlerin hiçbirisinin üretilip satılamadığını, davalının daha sonra … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/586 Esas sayılı dava dosyası ile haksız rekabetin önlenmesi ve dava konusu ürünlerin imhası talepli dava açtığını, davanın reddedildiğini, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin yaklaşık 3 yıl boyunca davalının dava konusu yaptığı ürünleri üretemediğini, sattıklarını iade almak zorunda kaldığını, davalının ise sektörde tek firma olarak bu ürünleri satmaya devam ettiğini ve yüksek gelirler elde ettiğini, dava konusu ürünlerin tek tek satıldığı gibi takım halinde de satıldığını, nitekim takıma konu ürünlerin el konulan ürünler olmadan satılamadığını ve müvekkilinin elinde kaldığını, müvekkili hakkında bu olay nedeniyle sektörde taklitçi firma imajının oluştuğunu bu nedenle müşteri kaybettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan 1.200.000 TL maddi zarardan şimdilik 20.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 28/05/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin davasını 320.000 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, tedbir kararının infaz edilmiş olmasından ötürü davacı şirketin zarar görmüş olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, çünkü davacı şirketin tedbir kararına rağmen üretime devam ettiğini, müvekkilinin yasal haklarını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.