YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14359
KARAR NO : 2015/143
KARAR TARİHİ : 12.01.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…….Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2010/107-2013/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi…… ……. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin radyo televizyon yayın hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, “…….”, “…..” ibareli markaların 38. sınıf için müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının kötü niyetli olarak “…….” markasını 41. sınıf için tescil ettirdiğini, 38. ve 41. sınıfın bağlantılı sınıflar olduğunu, davalının müvekkilinin markasının ayırt edici unsuru olan “……” ibaresini aynen kullanarak iltibasa sebebiyet verdiğini, “….” markası üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu markayı ilk defa müvekkilinin kullandığını ileri sürerek davalıya ait “… ….” ibareli markanın tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş; karşı dava yönünden derdestlik ilk itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, asıl dava yönünden, “….” markası üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin 102 MHz frekansından “…. FM” markası adı altında yayın yaptığını, davalının yapımcı şirket olduğunu, mevzuat gereği yayın hakkının bulunmadığını, markayı kullanan, tanıtan ve markaya yatırım yapanın müvekkili olduğunu, müvekkilinin tescil başvurusunun davacı-karşı davalıdan önce olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı dava olarak davacı-karşı davalının markasının, müvekkilinin markası ile aynı oldup iltibasa sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacı adına tescilli “….” ve “…. 102” ibareli markaların tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre karşılık dava bakımından taraflar arasında görülüp sonuçlanan ve kesinleşen …… Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2009/120 esas sayılı dosyası derdest iken tarafları, sebebi aynı olan karşı davanın açıldığı, davalı-karşı davacının süresinde derdestlik ilk itirazını ileri sürdüğü gerekçesiyle itirazın kabulüne, karşı davanın açılmamış sayılmasına; asıl dava bakımından, taraflar arasında kesinleşen ….. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2009/120 esas sayılı dosyasındaki gerekçeye atıfta bulunularak davalının ……..” ibareli markasının tescili için davacıdan saat farkıyla dahi olsa daha önce başvuruda bulunmuş olsa da; “….” ibaresini ilk olarak davacının dava dışı İstanbul Yayıncılık ….. ile imzaladığı 01/07/2004 tarihli sözleşmede kullandığı, sözleşme uyarınca davacının 2004 yılından itibaren 102 MHz frekansından “…. …” adı altında yayın yaptığı, “….” ibaresi üzerindeki gerçek hak sahibinin davacı olduğu, davalının bu ibare üzerinde davacının hak sahibi olduğunu bildiği halde ayırt edicilik niteliği taşımayan “…” kelimesini de ilave ederek “…. ….” markasının tescilini yaptırmasının iyi niyetli olduğunu göstermediği, davalının markasının radyo sektöründe kullanılmasının tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiye vereceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, “… ….” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 22,70 TL harcın temyiz edene iadesine,12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
A-1 Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
A-2 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
(BAKİYE) aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(F/6) temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(İADE) istek halinde aşağıda yazılı TL harcın temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(F/4) ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.