Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14973 E. 2015/3857 K. 19.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14973
KARAR NO : 2015/3857
KARAR TARİHİ : 19.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2014 tarih ve 2013/431-2014/22 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı …. davalı şirketten olan 1.854.194,79 TL. alacağını müvekkiline devrettiğini, davalının bu borcunu müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, anılan meblağın 13.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, … hisse devri olarak sonuçlanmasa dahi davalı … A.Ş.’nden olan alacağının ….’nce, … olan alacağını … A.Ş.’ne olan sermaye koyma borcunun karşılığı olarak … A.Ş.’ye devrettiği anda sona erdiği,…A.Ş.’nin … olan alacağını … A.Ş.’ye, davacının dayandığı 03.07.2009 tarihinde yapılan temlikten önce devrettiği, bu konuda yazılı belge düzenlendiği, dolayısıyla sonraki tarihte aynı alacağın davacıya devrinin hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 03.07.2009 tarihli alacağın temliki sözleşmesine dayalı tahsil istemine ilişkindir.
Davacı vekilince, dava dışı … davalı şirketten olan alacağının 03.07.2009 tarihli sözleşme ile müvekkiline temlik edildiği iddia edilerek alacağın tahsili istenmiş, davalı vekili ise müvekkilinin kurucu ortaklarından olan … aynı zamanda ortağı olduğu …

… Ltd. Şti.’nin dava dışı … A.Ş.’ye olan borcuna karşılık, müvekkilindeki hisselerini … A.Ş.’ye devrettiğini, … A.Ş.’nin de … olan bu alacağını müvekkiline temlik ettiğini, müvekkiline yapılan bu temlikin davacıya yapılandan önce olduğunu, dolayısıyla 03.07.2009 tarihli sözleşme sırasında davacıya temlik edilecek bir alacağın bulunmadığını savunmuştur.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 27.06.2006 tarihinde aynı zamanda davalı şirketin de ortağı olan … A.Ş. ile … Ltd. Şti. arasında,… Ltd. Şti.’nin … A.Ş.’ye borcunun 1.790.000 USD. olduğu konusunda bir protokol yapıldığı, 28.06.2007 tarihinde … A.Ş., …ve … Kardeşler Ltd. Şti. arasında 1.800.000 USD. olarak değiştirilen bu borcun ödenmesini temin için … davalı … A.Ş.’de bulunan hisselerinin … A.Ş.’ye devredildiğinin ve borcun ödenmesi halinde hisselerin … A.Ş.’nce … tekrar devredileceğinin kararlaştırıldığı, daha sonra … A.Ş.’nce davacı … A.Ş.’ye keşide edilen 24.06.2009 tarihli tek taraflı yazı ile … hisselerinin kendilerine intikal ettiği ve … davacıdan olan alacağının davacıya temlik edildiği bildirilerek, … A.Ş.’nin davacıya sermaye artırımından doğan borçlarının bu alacaktan karşılanmasının istendiği anlaşılmaktadır. Yine davacı şirketin pay defterine ve TTK.’nın 411. maddesi uyarınca nama yazılı senetlerin yerine çıkarılan ilmuhabere göre, dava dışı … davacıdaki hisseleri … A.Ş.’ye önce rehin edilmiş, sonra da devredilmiştir. … A.Ş.’nin 31.03.2011 tarihli genel kurul hazır bulunanlar cetvelinden itibaren de … paylarının … A.Ş:’ye geçtiği (cevap dilekçesinde devir işleminin bu süreye kadar uzaması, Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2009/299 E. sayılı dosyada verilen 27.08.2009 tarihli “Cahit hisseleri için herhangi bir karar alınmaması” yönündeki ihtiyati tedbir kararı olarak açıklanmıştır) görülmektedir.
Yukarıda açıklanan ve … A.Ş. ile …ve … Ltd. Şti. arasında gerçekleşen bu ilişki ile … davalı … A.Ş.’deki hisselerinin … A.Ş.’ye geçerli bir şekilde devredilmiş bulunup bulunmadığının, anılan kişilerin taraf olmadığı işbu davada tartışılması doğru değildir. Nitekim anılan husus Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2009/299 E. sayılı dosyada dava konusu yapılmıştır. Ancak anılan ilişkide devredilenin, işbu davanın konusunu oluşturan 1.854.194,79 TL. tutarındaki alacak ile hiçbir ilgisinin olmadığı, nitekim davalı şirketin 31.12.2009 tarihli mizanına göre, dava dışı …. 331.02 Kodlu Ortaklara Borçlar Hesabına göre davalı şirketten, aynen temlik edilen miktar kadar, 1.854.194,79 TL. tutarında alacağının bulunduğu açıktır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının savunmasında bildirdiği ilişkinin, davacının dava dışı … davalıdan olan alacağını temlik aldığı 03.07.2009 tarihli sözleşme ile doğan borcu sona erdirmeyeceğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.