YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15488
KARAR NO : 2015/4206
KARAR TARİHİ : 26.03.2015
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen11/10/2012 gün ve 2010/180-2012/241 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/05/2014 gün ve 2013/2451-2014/9166 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davaya konu “….” markasının ilk olarak …,… ve … ailelerinin ortaklaşa seçilip kullanıldığını, bu marka üzerindeki geçek hak sahipliğinin, bu 3 ailenin ortaklığı olduğunu, …. markasının ilk olarak 1977 yılında …, … ve … ailelerinin ortaklığı ile Esentepe’de açılan dükkanda, daha sonra ise 1984 yılında Nispetiye Caddesindeki dükkanda kullanıldığını, bu ortaklıkta müvekkillerinden …, …, amcaları İbrahim … ve daha sonra ise İbrahim …’in çocukları … ve …’ in yer aldığını, … ailesini temsilen kuruluşta İsmail …’ in, … ailesini temsilen ise İsmet …, … … ve … …’ un yer aldığını, ailelerin …. adı ile kurduğu bu ortaklığın 1987 yılına kadar devam ettiğini, bu tarihte Esentepe’ de bulunan …. pastanesinin İbrahim … ve … Nispetiye Caddesindeki …. pastanesinin ise müvekkilleri …, … ve … ailesine kaldığını, pastanelerin ve gayrımenkullerin bu şekilde paylaştırıldığını, 1994 yılında müvekkileri ile … ailesinin ortaklığının sona erdiğini ve bu tarihte müvekkilerinin …. Dayanıklı Tüketim Malları Limited Şirketini kurarak …. adı ile faaliyetlerine devam ettiklerini, 3. bir kişi ile de …. Ev Gereçleri Tic.Ltd Şti. ni kurduklarını, 2005 yılında …. Ev Gereçleri Firması adına Maslak semtinde …. ismiyle pastacılık yaptıklarını, daha sonra bu pastanenin Beşiktaş semtine taşındığını halen faaliyetlerinin devam ettiğini, gerçek kişi müvekkilerinin …. markasını ve unvanını 1977 yılından bu yana kesintisiz olarak kulladıklarını, ayrıca dava dışı 3. kişilerle kurdukları ……. firmasınında bulunduğunu, bu firma ortaklığından müvekkileri ayrıldığı sırada dava dışı 3. kişilere ihtarname keşide edilerek …. markasını kullanmamalarını istediklerini bunun üzerine 3. kişilerin unvanlarını Kulvar olarak değiştirdiklerini böylece …. markasını ilk olarak ihdas eden ve kullanan ortaklıkta bulunmaları sebebiyle bu marka üzerinde gerçek hak sahibi konumunda bulunduklarını, davalı tarafın ise müvekkiline hiç haber vermeden tek taraflı ve kötü niyetli olarak bu markayı TPE nezdinde tescil ettirdiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, aynı konuda … ailesi ile aralarındaki 1992/601 esas sayılı dosyayı sulh ile sona erdirdiklerini, … ailesininde …. adı ile pastane işlettiğini, …. markasının gerçek hak sahipleri olan ortakların 1989 yılında ortaklığı paylaşırken, …. markasının her biri tarafında serbestçe kullanılması konusunda mutabık kaldıklarını, ortakların …. markasını bu güne kadar gerek ticaret unvanlarında gerekse işletmelerinde marka olarak kullanageldiklerini, davalının bu marka üzerinde tek hak sahibiymiş gibi davranmasının haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 113877 ve 209188 nolu “….” markaları üzerinde gerçek hak sahipliğinin ve müşterek kullanımın tespiti ile bu markalar üzerinde müşterek mülkiyet tesisini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “…. pastanesinin 1976 yılında 4 ortaklı olarak kurulduğunu, bu ortakların İbrahim …, İsmail …, … … ve … ailesinde oluştuğunu, ortaklık yapısının tasfiyesinden sonra davacılardan … ve …’in yasal mirasçısı olan İsmail … tarafından herhangi bir dava açılmadığını, ortak sıfatıyla İsmail … tarafından onun sağlığında dava açılmadığı için davacılar … ve …’in de dava hakkı bulunmadığını, diğer davacı şirketin ise 1984 yılında kurulduğunu, oysa marka tescilinin 1989 yılında yapıldığını, bu nedenle tüm davacılar yönünden husumet nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların “….” pastanesi ismindeki işletmede mevcut haklarını devrederek 1987 yılında ortaklıktan ayrıldıklarını,”….” isminin kullanılmasına dair taraflar arasında yazılı bir anlaşmanın yapılmadığını, 113877 nolu markanın 1989 yılında, 209188 nolu markanın ise 1999 yılında müvekkili tarafından tescil edildiğini, müvekkilinin 35 yılı aşkın bir süreden beri …. işletme adı ve tescilli marka adıyla hizmet verdiğini, müvekkili şirket yetkililerinin davacıların marka kullanımına zaman zaman karşı çıktıklarını, bu konuda davacıları sözlü olarak uyardığını, 1989 yılında 113877 nolu markanın tescili sırasında maddi sıkıntı nedeniyle İsmail …’e de markayı müştereken ve birlikte tescil ettirme teklifinde bulunduklarını, ancak karşı tarafın bu teklifi reddettiğini, bunun üzerine tüm zorluklara rağmen müvekkilinin markayı tescil ettirdiğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, talep etmiş, karşı dava da ise, “müvekkilini …. markasının pastane sektöründe tanınmışlık ve güvenilirlik kazandırdığını, davalıların ise müvekkilinin izni olmaksızın bu markayı İstanbul ilindeki Şişli ve Esentepe semtlerinde bulunan iş yerlerinde kulladıklarını, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, markaya ve ticaret unvanına tecavüzün önlenmesini, haksız rekabetin önlenmesini, ticaret unvanına ve marka hakkına tecavüzün men’ini, davalı şirketin ticaret unvanından …. ibaresinin terkinini talep etmiştir.
Mahkemece, tarafların pastanecilik ve pastane mamülleri alanında …. markasını birlikte ihdas edip, 1977 yılından beri kullanmakla, bu marka üzerinde tescilsiz de olsa gerçek hak sahibi oldukları, 1989 yılında davalının yaptırdığı tescilin bu durumu değiştirmediği, zira müşterek marka sahiplerinden herbirinin marka tescil başvurusu yapma hakkının, pastanecilik ve pasta mamülleri bakımından mevcut olduğu, davacı tarafın 1989 yılındaki marka tesciline sessiz kalarak artık hükümsüzlük davası açma hakkını yitirmiş ise de, bu durumun …. markasını pastanecilik ve pasta mamülleri üzerinde kullanabilmelerine engel olmadığı, davalının 1989 yılında markayı tescil ettirirken, İsmail …’ e haber göndererek, markayı birlikte ve müştereken tescil ettirme teklifinde bulunduğunu belirtmekle davacıların marka üzerinde birlikte ve ortak hak sahibi olduğunu kabul ettiğini, davacıların …. markasını, pastanecilik ve pastane mamülleri üzerinde
tescilsiz de olsa kullanma hakkına sahip olduğu, ancak bu hakkın dava konusu markalardaki diğer sınıfları kapsamadığı, davacıların …. markasını birlikte ihdas ve istimali yalnızca pastanecilik ve pasta mamülleri bakımından söz konusu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.05.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve tarafların müştereken oluşturup kullandıkları …. ibaresini davacıların tescilsiz marka olarak kullanımına, karşı davanın davacısı tarafından da tescilli marka hakkının ileri sürülemeyecek olmasına göre, taraf vekillerinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.