YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15804
KARAR NO : 2015/2909
KARAR TARİHİ : 04.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2013/280-2014/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin önde gelen ev tekstili üreticilerinden olduğunu,kendi bünyesinde özel tasarımcılara yer verdiğini, çeşitli tasarımlar yaptırdığını ve bu tasarımların tasarım sahibi konumunda olduğunu, davalı şirketin bu tescilli desenlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini ürettirdiğini ve başta müvekkili şirketin kendi müşterileri olmak üzere tüm müşteri çevresine hitap edecek şekilde piyasaya sunduğunu, davalı şirkete ait … nolu tasarım ile müvekkiline ait …nolu tasarımın, davalıya ait … nolu tasarım ile müvekkiline ait … nolu tasarımın, davalıya ait … nolu tasarım ile müvekkiline ait … nolu tasarımın, davalıya ait … nolu tasarım ile müvekkiline ait … nolu tasarımın, davalıya ait … nolu tasarım ile müvekkiline ait … nolu tasarımların birebir aynı olduğunu, davalı şirketin tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığını ileri sürerek, davalı şirkete ait … nolu tasarım belgesindeki … ve …. nolu tekstil desenlerinin,… nolu tasarım belgesindeki … ve … nolu tekstil desenlerinin, … nolu tasarım belgesindeki … nolu tekstil desenlerinin, sicilden terkin edilmek sureti ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının dava konusu tasarımlara yönelik hükümsüzlük iddia ve talebinin sadece kendi tasarımlarına benzerlik iddiası ile sınırlı olduğunu, bu anlamda hükümsüzlük iddiasının sadece dava konusu tasarımların davacının tasarımları ile karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkacağını, hükümsüzlük iddiasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait … nolu, … nolu, … nolu, … nolu tasarımların, davacıya ait … nolu, … nolu, … nolu, … nolu tasarımlar karşısında yeni olmadığı ve ayırt edici nitelik taşımadığı, bununla birlikte davalıya ait … nolu tasarımın davacıya ait … nolu tasarım karşısında yeni olduğu ve ayırt edici nitelik taşıdığı; ancak söz konusu davalı tasarımının bu alanda sıklıkla kullanılan, harcı alem sayılabilecek unsurlar içerdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve (2) nolu bentteki 2012/03395-16.1 sayılı tasarım dışındaki uyuşmazlık konusu 4 adet tasarımın yenilik unsurunu haiz olmadığının belirlenmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, 554 sayılı KHK’nın 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. 554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nın 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Dava konusu olayda, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait 2012/03395-16.1 numaralı endüstriyel tasarımın var olan görünüm ve tasarım yapısının daha önce bilindik, harcıalem bir yapıda olduğu, genel uzmanlık bilgi ve deneyimleri ışığında yapılan tespite göre yenilik ve ayırt edicilik özelliğini taşımadığı belirtilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere 554 sayılı KHK’nın 6. maddesi ile kabul edilen mutlak yenilik koşulu kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca bildirilen deliller yanında bilirkişilerin özel ve teknik bilgilerine dayalı olarak yapacakları araştırmada şayet dava konusu tasarımın yenilik unsurunu ortadan kaldıran bir başka tasarımın bulunduğu sonucuna ulaştıkları taktirde, raporda bu tasarıma dayalı olarak da yenilik değerlendirmesi yapmaları mümkündür.
Mahkemece, bilirkişilerin mesleki bilgi ve tecrübeleri ile dava konusu tasarımın yeni olmadığı görüşüne binaen hükümsüzlük kararı verilmiştir. Ne var ki, bilirkişilerce dosyaya herhangi bir tasarım kıyaslaması olmaksızın genel bilgi soyut ifadelerle görüş açıklanmış olup, anılan tasarımlara ilişkin olarak 554 sayılı KHK hükümlerine uygun, denetime elverişli şekilde yapılan bir değerlendirme ve kıyaslama sonucu düzenlenen ve hüküm tesisine yeterli bir mütalaa olarak kabulü mümkün değildir. Bu bakımdan, açıklanan hususlar açısından yetersiz ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak davalıya ait dava konusu … numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın … numaralı tasarım yönünden davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.