YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15884
KARAR NO : 2015/13763
KARAR TARİHİ : 22.12.2015
MAHKEMESİ : B….. HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2012
NUMARASI : 2011/180-2012/245
Taraflar arasında görülen davada ……. Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2011/180-2012/245 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. F.. S.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eser niteliğindeki “……” isimli hastane laboratuvar informasyon sistemlerine ilişkin bilgisayar programının sahibi bulunduğunu, anılan programın davacının bayileri yanı sıra, davalı tarafından hastanelere satıldığını, davalı tarafından hastanelere satılan bu programın kurulumunun ile hastanelerdeki cihazlara entegrasyonu ve personele gerekli eğitimin davacı tarafından verildiğini, programın hastanelerde kurulu olduğu sürece gerekli destek hizmetinin de verildiğini, bu hizmetleri içinde davalıdan aylık ücret aldığını, ancak davalının bir süre sonra davacıya ait bilgisayar programını satmaktan vazgeçip, anılan bilgisayar programını kopyalarak oluşturduğu ”……….” yazılımını sattığını bunun mahkeme kanalıyla yaptırdıkları tespitle sabit olduğunu, davalının daha önce davacının programının kurulu olduğu 39. hastaneden bu programı kaldırarak kendi programını kurduğunu, davalının eyleminin fikri hak ihlali ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalının 39. hastanede kurulu bulunan bilgisayar programlarını kaldırarak kendi kopya yazılımını kurması nedeniyle, davalıdan elde edeceği kazançtan mahrum kaldığını ileri sürerek fikri hak ihlali ve haksız rekabetin tespitine, yoksun kalınan gelir nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafın ”….” programını kullanımının durdurulmasına, el konulmasına, imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu “….” yazılım programı ile “…….” programının kaynak ve amaç kodlarının farklı olduğunu, müvekkilinin kazandığı ihaleler için ve ana yüklenici sıfatı ile ifa ettiği hizmetler yönünden davacıdan daha önce yalnızca dış kaynaklı hizmet temin ettiğini, arada bayilik ilişkisinin bulunmadığını, laboratuvar bilgi sisteminin birçok farklı sistemin bir araya gelmesinden oluştuğunu, davacı programının kopyalandığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, niteliği itibariyle yaratıcı bir fikri çalışma ürünü olmayan ve kullanıcı ile program arasında iletişimi sağlayan algoritma ve ara yüzün fikri ve sınai haklar açısından korunmadığını, davacının bir zararı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “…….” isimli bilgisayar programının FSEK’nin 1/B, 2/1 maddeleri uyarınca eser niteliğinde ve koruma koşullarına sahip olduğu, davalının, davacıya ait anılan proramdaki kullanıcı ara yüzünün bazı unsurlarının orjinal olduğu ve bunların davalı programında da yer aldığı, dava konusu ana ekran kullanıcı ara yüzünün dil eseri niteliğinde bulunduğu ve FSEK kapsamındaki korumadan faydalanacağı, ana ekran kullanıcı ara yüzü dışında davacı ile davalıya ait bilgisayar proğramları arasında bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının yukarıda belirtilen eyleminin fikri hak ihlali ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, kullanıcı ara yüzü dışındaki yazılım benzer olmadığından bu yöndeki diğer istemlerin reddine, taraflar arasındaki faturalandırılmış ticari ilişkinin boyutu dikkate alınarak BK’nın 42. maddesi uyarınca 5.000 TL maddi tazminatın ve BK’nın 49. maddesi uyarınca 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1- Davacı vekili, müvekkilinin eser niteliğindeki “………” isimli hastane laboratuar programının ana ekran kullanıcı arayüzünün, davalı tarafından kopyalanarak “………” ismiyle kullanıldığını ileri sürerek, fikri hak ihlali, haksız rekabetin tespitini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece davacının programının ana ekran kullanıcı arayüzünün dil eseri niteliğinde olduğu, FSEK kapsamındaki korumadan faydalanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı tarafça meydana getirilen ….. isimli bilgisayar programı ile davalı tarafça kullanılan ……. isimli bilgisayar programının farklı yazılımlar oldukları hususu mahkemenin kabulündedir. Nitekim, bilirkişi raporunda da bu husus belirtilmiş, ancak davacıya ait ….. adlı yazılımın ana ekran kullanıcı ara yüzü ile davalının ……. yazılımındaki ara yüzün aynı olduğu, davacı kullanıcı ara yüzünün FSEK’nin 2/son maddesi kapsamında kalmamakla birlikte söz konusu görünümün ilim ve edebiyat eseri vasfında bulunduğu mütalaa edilmiştir. 5846 sayılı FSEK’nin 1/b-a ve 2. madde uyarınca bir fikri ürünün eser olarak korunabilmesi için hususiyet içerecek şekilde ifade edilmiş olması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise uyuşmazlık konusu ana ekran kullanıcı ara yüzünün ne surette hususiyet unsuruna sahip ilim ve edebiyat eseri olduğu açıklanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde rapor alınarak, söz konusu ana ekran kullanıcı ara yüzü görüntüsünün ilim ve edebiyat eseri vasfında olup olmadığı incelenerek, şayet eser vasfına sahip değilse davalı tarafça kopya edilerek kendi yazılımında kullanılmasının FSEK’nin 84. maddesi kapsamında haksız rekabet olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.